İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Sihirli gözyaşından doğan lezzet: Damla Sakızlı Un Kurabiyesi

Sakız ağacının gövdesinden damlayan reçine kendine has aromasıyla yüzyıllardır mutfakları şenlendiriyor. Reçelden dondurmaya, muhallebiden lokuma, kahveden rakıya pek çok lezzete lezzet katan damla sakızıyla yapılan kurabiyenin de tadına doyum olmuyor

 

Uygulama: Yağmur Alabağ / Rain Patisserie

Sakız ağacının gövdesinden damlayan reçine kendine has aromasıyla yüzyıllardır mutfakları şenlendiriyor. Reçelden dondurmaya, muhallebiden lokuma, kahveden rakıya pek çok lezzete lezzet katan damla sakızıyla yapılan kurabiyenin de tadına doyum olmuyor.

Tarih sayfaları 2 bin 400 yıl öncesini işaret etse de geçmişi antik çağlara kadar uzanır sakız ağacının. Tıpkı zeytin gibi o da ‘ölmez ağaç’tır; toprağından yangın bile geçse yeniden filizlenir. Bu özelliği Sakız Adası’nda anlatılan söylenceyi akla getirir; MS 250’de öldürülen Aziz Aya Isodoros’un arkasından ağladığı için Tanrı’nın bu ağacı koruduğuna inanılır...

Alamet-i farikası da gövdesinden damla damla süzülen ve gözyaşını andıran reçinesindedir sakız ağacının. Damla sakızı olarak adlandırılan bu ürün, şifası antik çağlardan bu yana anlatılagelen doğal bir mucizedir adeta.

Tıbbın babası Hipokrat’ın özel önem verdiği bitkilerden biri olduğu bilinen sakız, antik Yunan’da ‘sihirli gözyaşı’ diye anılırmış. Ünlü kâşif Kristof Kolomb’un bundan 500 yıl önce damla sakızını bulmak için batıya yelken açmasına şaşmamalı. Çünkü bu ürün kuduzdan yılan sokmalarına, mide rahatsızlıklarından bağırsak ve akciğer hastalıklarına kadar ilaç yapımında kullanılmış.

Anavatanı Çeşme-Alaçatı olan sakız ağacının Akdeniz’de geniş bir yaşam alanı olsa da damla sakızı üretilebilen çeşidi sadece Çeşme ve Sakız Adası’nda yetişebiliyor.

Sakız ağacının gövde ve dallarının çizilmesiyle elde edilen sakızı toplamak oldukça meşakkatli bir iş. Öyle ki, sakızların yumuşamaması için seher vakti toplanması gerekiyor. Kentleşme ve aşırı tüketim nedeniyle ülkemizdeki varlığı tehlike altına giren bu ağaçlar, günümüzde Çeşme’de yürütülen projelerle yeniden canlandırılmaya çalışılıyor.

Damla sakızı günümüzde dünyanın dört bir yanında tıp, dişçilik, kozmetik ve ilaç sektöründe kullanılıyor. Sakız ağacının gövdesinden damlayan bu reçine kendine has aromasıyla yüzyıllardır mutfakları da şenlendiriyor. Reçelden dondurmaya, muhallebiden lokuma, kahveden rakıya pek çok lezzete lezzet katan damla sakızıyla yapılan kurabiyenin de tadına doyum olmuyor. Biz de bu sayımızda mutfak köşemizi Çeşme’nin ünlü damla sakızlı un kurabiyesine ayırdık. Damaklarda buram buram sakız tadı bırakan bu eşsiz lezzeti mutlaka denemelisiniz. Afiyet olsun…

Malzemesi 4-6 kişilik:

Aldığı kadar un (Yaklaşık 500 gram)

2 su bardağı zeytinyağı

2 su bardağı pudraşekeri

1 tatlı kaşığı karbonat

1 paket damlasakızı

tane karanfil

Hazırlanışı:

Damlasakızını havanda ezilir. Zeytinyağı ve pudraşekeri tahta kaşıkla bir kapta iyice karıştırılır. Una karbonat eklenip harmanlanır, ardından sakızla birlikte karışıma eklenip yoğrulur. Hamurdan parçalar koparılıp yuvarlanır. Üzerlerine hafif bastırıp yağlanmış fırın tepsisine dizilir. Her biri kurabiyenin üstüne karanfil tanesi batırılır. Önceden ısıtılmış, 170 dereceye ayarlı fırında 20 dakika kadar pişirilir. Kurabiyeler ılıklaştığında üzerlerine pudra şekeri serpilerek servis yapılır.

DERGİ ARŞİVİNDEN