“İzmir, dünya çapında ilgi çeken bir esere kavuşacak!”

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu, İzmir’in tarihi-kültürel değerlerini ayağa kaldırmak için çalışmalar yaptıklarını, Kadifekale eteklerinde bulunan Antik Roma Tiyatrosu’nun gün yüzüne çıkarılmasıyla birlikte İzmir’in dünya çapında ilgi çeken bir esere kavuşacağını söylüyor.

Röportaj / Interview: Onur Şan

İzmir Büyükşehir Belediyesi, kentin tarihi ve kültürel değerlerini korumak, yeniden canlandırmak ve İzmirlilerin tarih ile ilişkisini güçlendirmek adına önemli adımlar atıyor. 250 hektarlık Kadifekale-Agora-Kemeraltı aksını dev bir Arkeoloji ve Tarih Parkı'na dönüştürmeye hazırlanan Büyükşehir Belediyesi, arkeolojik kazıların desteklenmesi ve kazı alanlarının kamulaştırılması gibi merkezi yönetimin ele aldığı konularda da sorumluluk üstleniyor. 

Kentsel dönüşümde adaletten ayrılmayarak herkesin hakkını koruduklarını belirten İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu; yerinde dönüşümün çok başarılı bir örneğini Uzundere'de hayata geçirdiklerini, bu bölgenin ayağa kaldırılmasıyla kentsel dönüşümün nasıl yapılacağı konusunda Türkiye’ye örnek olacaklarını söylüyor.

Toplu ulaşımda, ağırlıklı olarak lastik tekerlikli sistemden raylı sisteme geçileceğini dile getiren Başkan Kocaoğlu; Karşıyaka Tramvayı’nda seferlerin başladığını, Konak tramvay hattı çalışmalarında sona yaklaşıldığını, metroyu Narlıdere ve Buca'ya götürmeyi planladıklarını ifade ediyor.

Kırsal Kalkınma çalışmalarının olumlu sonuçlarına da değinen Başkan, İzmir'de köyden kente göçün durdurulduğunu, kırsal nüfus artış oranının kent merkezindeki nüfus artışını geçtiğini aktarıyor.

İzmir Büyükşehir Belediye Başkanı Aziz Kocaoğlu ile şehrin tarihi ve kültürel değerlerini, Büyükşehir Belediyesi tarafından hayata geçirilen projeleri ve gerçekleştirilen turizm tanıtma faaliyetlerini konuştuk.

- İzmir Büyükşehir Belediyesi, İzmirlilerin tarih ile ilişkisini güçlendirmek ve kent merkezinde yoğun olan, ancak çeşitli sebeplerden dolayı görünür olmayan kültürel varlıkların canlandırılmasına yönelik çalışmalar yürütüyor. Gerçekleştirilen bu çalışmalar hakkında bilgi verebilir misiniz?

Tarih boyunca onlarca medeniyete ev sahipliği yapan İzmir'de sahip olduğumuz bu köklü geçmişi gün yüzüne çıkarabilmek için, arkeolojik kazı alanlarının desteklenmesinden tescilli yapıların restorasyonuna kadar çok önemli çalışmalara imza atıyoruz. Büyükşehir Belediyesi olarak bu kapsamda yaptığımız işlerin belki de en büyüğü, 250 hektarlık “Kadifekale-Agora-Kemeraltı” aksının dev bir “arkeoloji ve tarih” parkına dönüştürülmesi projesidir. Tarihi dokuyu bozmadan bu bölgeyi çekim merkezi haline getirmek için tarihi alanların canlandırılması, tarihi yapıların restore edilmesi, geleneksel çarşı güzergahının sağlıklaştırılması ve arkeolojik kazıların desteklenmesi gibi fiziki çalışmaların yanı sıra; sosyal medya kampanyaları, renkli tasarım atölyeleri, söyleşiler ve yarışmalar gibi etkinlikler de düzenliyoruz. Yani gizli kalmış bu hazineden insanların haberdar olması için uğraşıyoruz. Hedeflediğimiz noktaya ulaştığımızda, İzmir'in gerçek potansiyelini de ortaya koymuş olacağız. Turizm sektörüyle birlikte kentin gelişiminde önemli bir eşik aşılmış olacak.

 

- İzmir Büyükşehir Belediyesi’nin, “Kadifekale-Agora-Kemeraltı” aksını dev bir “arkeoloji ve tarih” parkına dönüştürmek için başlattığı çalışmalarda, son olarak Roma dönemine ait olduğu düşünülen Antik Tiyatro’nun sahne duvarları gün ışığına çıkarıldı. Bu projenin nihayete ermesi ve İzmir’in tarihi anlamdaki bu büyük kazanımı ne zaman gerçekleşecek?

Türkiye'deki tüm belediyelerden farklı olarak İzmir Büyükşehir Belediyesi, merkezi yönetimin ele aldığı konularda da sorumluluk üstleniyor. Arkeolojik kazıların desteklenmesi ve kazı alanlarının kamulaştırılması gibi... İzmir, tarihi miras açısından zengin bir kent. Kadifekale eteklerinde, bugün yerleşim alanlarının altında kalmış, Roma dönemine ait olduğu düşünülen 16 bin kişilik Antik Tiyatro bunlardan biri. Şimdiye kadar 33 milyon lira harcayarak 200'ün üzerindeki binayı kamulaştırıp yıktık. Bunun devamı da gelecek. Yaklaşık 13 bin metrekarelik alanda bulunan çarpık yapıların yıkılması ile ortaya çıkan antik duvar ve sütunlar bizi şimdiden heyecanlandırmaya başladı. İzmir, Antik Roma Tiyatrosu'nun gün yüzüne çıkarılmasıyla birlikte dünya çapında ilgi çeken bir esere kavuşacak.

- İzmir Büyükşehir Belediyesi, çevreci yaklaşımları ve buna yönelik geliştirdiği projeler ile oldukça dikkat çekiyor. Yarımada Projesi, Yerelde Kalkınma Modeli çerçevesinde atılan adımlar, Engelliler Parkı’nın şehir merkezinde bir vaha yaratması takdir edilen çalışmalar arasında. Belediyenin gelecek projeksiyonunda buna benzer başka hangi projeler yer alıyor?

Proje ve yatırımlarımızda “çevre” faktörüne azami özen gösteriyoruz. Hatta çevre duyarlılığını önceliklerimiz arasında ilk sıraya koyuyoruz diyebilirim. İzmir Büyükşehir Belediyesi olarak geride kalan 13 yılda yerel yönetimlere örnek olan çok önemli işlere imza attık. Bunların başında çevre yerleşimlerde ileri biyolojik atık su arıtma tesisleri kurularak Gediz, Nif, Bakırçay ve Küçük Menderes’e kirlilik akışının önüne geçilmesi geliyor. Bu yerleşimlerde içme suyu ve kanal hatları baştan sona yenilenerek sağlıklı bir alt yapıya kavuşturuldu. Ulaşım alanında ise egzoz salınımını büyük ölçüde azaltacak raylı sistem hatları devreye girdi. Elektrikli otobüsler, yeni çevre dostu vapurlar alındı. Yeşil alanlar korundu, İnciraltı ve Çiğli’de kent ormanları oluşturuldu. Kadifekale kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkılan yapıların ardından çıkan 42 hektarlık alan ağaçlandırıldı. Türkiye’de ilk kez uygulanan bir projeyle, Belkahve’deki taş ocakları taşınarak temizlenen alana 45 bin ağaç dikildi. 2020 yılına kadar kentteki karbondioksit salınımını yüzde 20 oranında azaltmayı taahhüt ettik ve bu yolda kararlı bir şekilde yürüyoruz.

- İzmir'i ulusal ve uluslararası düzeyde tanıtmak ve kentin turizm potansiyelini artırmak amacıyla kurulan İzmir Turizm Tanıtma Vakfı’nın (İZTAV) Yönetim Kurulu Başkanlığını yürütüyorsunuz. Vakıf, kent turizmine canlılık getirmek ve ivme kazandırmak için nasıl bir strateji izliyor? Bu çerçevede gerçekleştirilen “İzmir’e Doyamazsın” kampanyası oldukça ilgi gördü. Önümüzdeki süreçte benzer hangi çalışmalar hayata geçirilecek?

Geçen yılın ikinci yarısında üstlendiğim İZTAV Başkanlığı görevinden sonra ilk kez gerçekleştirdiğimiz "İzmir'e Doyamazsın" kampanyasını, bayram turizmine katkı sağlaması amacıyla ancak yaz sonunda başlatabilmiştik. Ama çok etkili ve çok konuşulan bir kampanya olduğunu söyleyebilirim. Aynı kampanyaya bu yıl daha önce başladık. Benzer çalışmalarımız da devam ediyor. "İşte bu yüzden İzmir" sloganıyla, pek çok tanınmış ve sevilen isimlerin kentimizle ilgili duygu ve düşüncelerini anlattığı bir kampanya gerçekleştirdik. Bu kampanyamız da ses getirdi. Bundan sonra da hem iç hem dış turizme yönelik faaliyetlerimiz olacak.

 

- Düzensiz yapılaşma ve çarpık kentleşme ülkemizde büyük şehirlerde görülen sorunların başında geliyor. İzmir de bu sıkıntıları yaşayan kentlerden biri. Büyükşehir Belediyesi tarafından şehrin farklı bölgelerinde bu konunun çözümüne yönelik adımlar atıldığını biliyoruz. İzmir’de gerçekleştirilen kentsel dönüşüm ve yenileme çalışmaları hakkında bilgi verebilir misiniz?

Bütün hizmet ve projelerimizde olduğu gibi, kentsel dönüşümde de "adaletten ayrılmayacağız, herkesin hakkını koruyacağız" diyerek yola çıktık ve yolumuzdan sapmadan devam ediyoruz. Buradan 5 daire de belediyeye kalsın, bizim gelirimiz olsun diye bir derdimiz olmadı hiç! Bize kentlilerin mutluluğu, kentin daha geniş yeşil alanlarda, sağlıklı bir şekilde gelişmesinin mutluluğu yeter. Şu anda Uzundere'de yüzde yüz uzlaşmaya dayalı, yerinde dönüşümün çok başarılı bir modelini hayata geçiriyoruz. Bu bölge ayağa kalktığında, kentsel dönüşümün nasıl yapılacağı konusunda Türkiye’ye örnek olacağız. Bazı yerlerde eski binaları yıkıp yerine bina yapıyorlar. Bu kentsel dönüşüm değil. Kentsel dönüşüm ayrı bir şey. Çok şükür kırmadan, dökmeden, birbirimize güvenerek bu işi yaptık. 

- Büyükşehir Belediyesi’nin kent merkezindeki ulaşım hatlarına yönelik projelerinden kısaca bahsedebilir misiniz? Şehir merkezinde günden güne artan trafik sorunu nasıl aşılacak? Mithatpaşa alt geçidi ve Konak tramvayı projesi gittikçe yoğunlaşan kent trafiğine çözüm olabilecek mi?

Zaten bugün itibariyle yaşanan trafik sıkışıklığının önemli bir kısmı, devam eden ulaşım projelerimizin imalat çalışmalarından kaynaklanıyor. Bunlar tamamlandığında, İzmir'in sadece bugününü değil, gelecek yıllarını da güvence altına almış olacağız. Toplu ulaşımın ağırlığı lastik tekerlikli sistemden raylı sisteme geçecek. Konak Tramvayı da bu yatırımların bir parçası. Üçkuyular-Halkapınar arasında yaklaşık 13 kilometrelik hatta yolcu taşıyacağız. Mustafa Kemal Sahil Bulvarı'nda inşa ettiğimiz Mithatpaşa Karayolu Altgeçidi ise aynı zamanda İzmirdeniz projesinin bir parçası. Biz bu bölgede trafiği yer altına alarak, aynı zamanda kara tarafındaki yerleşim alanlarıyla deniz arasında bağlantı kurmuş ve yeni bir meydan kazanmış olacağız.

Hayata geçirdiğimiz metro ve banliyö projeleriyle 11 km devraldığımız raylı sistem uzunluğunu 139 km'ye çıkardık. Bu rakam her yıl büyüyerek devam edecek. Şu anda Karşıyaka Tramvayı’nda seferler başladı. Konak tramvay hattında ise çalışmalar sona doğru yaklaştı. Yıl sonuna kadar bu etabı da bitirmiş olacağız. Diğer yandan metroyu Narlıdere ve Buca'ya götürmeyi hedefliyoruz. İZBAN'da Selçuk hattının imalatları bitti, çok yakında hizmete girecek. Daha sonra bu hattımız Bergama'ya doğru ilerleyecek. 2020 yılına kadar İzmir'de yapım halindeki hatlarla birlikte 250 km raylı sistem hedefliyoruz.

- Son zamanlarda İstanbul’dan ayrılarak İzmir’e yerleşenlerin sayısı giderek artıyor. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre geçtiğimiz yıl İstanbul'dan İzmir´e taşınanların sayısının 16 bini aştı. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? Bu durum İzmir için bir tehdit oluşturuyor mu sizce?

Eğitimli işgücünün yaşamak ve çalışmak için İzmir'e yönelmesi bizi ancak mutlu eder. Bu tablo İzmir'deki yaşam kalitesinin kenti nasıl bir cazibe merkezi haline getirdiğini gösterir.

Bu arada asıl önemsediğim nokta ise 2007 yılından bu yana "ısrarla" üzerinde durduğum “kırsal kalkınma" çalışmalarının olumlu sonuçlarının somut olarak görülmeye başlanması. Kırsalda üretim yapan küçük ölçekli aile işletmelerinin üretime devam etmesini sağlamak amacıyla tarımsal kalkınma kooperatiflerine ve üretici birliklerine verdiğimiz destekler yerine ulaştı. Sonuçta İzmir'de "köyden kente göç" durduruldu; kırsal nüfusun artış oranı, kent merkezindeki nüfus artışını geçti. 10 yıl önce İzmir nüfusunun yüzde 29,14'ü kırsalda yaşıyorken, 2016 yılında bu oran yüzde 30,70'e yükseldi.

Türkiye'de tarım sektörü 2002-2014 yılları arasında yüzde 2,1 oranında büyürken, İzmir'de bu büyüme yüzde 5,3 olarak gerçekleşti. Son 10 yılda Türkiye'deki süt üretimi yüzde 150 artarken, bu rakam İzmir'de yüzde 240'a, sadece Tire ilçesi özelinde ise yüzde 440’a ulaştı. Tüm bu rakamlar kentin refah düzeyinin yükselmesini doğrudan etkileyen unsurlar.

- İzmir’in köklü spor kulüplerinden Göztepe uzun bir aradan sonra yeniden Süper Lig’e yükseldi. Bu konuda neler söyleyeceksiniz? İzmir takımları uzun süredir çeşitli sıkıntılar yaşıyor ve Türkiye liglerinde üst sıralarda yer alamıyordu. Göztepe bu yıl Süper Lig’de nasıl bir performans gösterir sizce?

Öncelikle İzmir'e yıllar sonra yeniden Süper Lig heyecanı yaşatan Göztepe'ye ve bu başarıda katkısı olan herkese bir teşekkür borçluyuz. Diğer İzmir kulüplerinden de aynı başarıyı bekliyoruz. En yakın aday da Altınordu.. Göztepe'ye dönersek, gönlümüzden geçen önce Süper Lig'de kalıcı olması, ilerleyen süreçte ise üst sıraları zorlayarak ülkemizi Avrupa'da temsil etmesi. Göztepe'nin bunu başaracak potansiyele sahip olduğunu biliyorum.

Renkli Kalem Medya Grubu
Tüm Hakları Saklıdır ©