İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Bu fabrika sanat üretiyor, Havagazı Kumpanyası

Yüz yıldan fazla bir süre İzmir'e hizmet veren tarihi Havagazı Fabrikası'nın ürettiği hava gazı ile İzmir’de kent içi sokaklar, kamu binaları, otel, gazino, mağaza, kıraathane gibi yerler aydınlanmaya başladı. İlklerin şehri olan İzmir, Osmanlı İmparatorluğu içinde İstanbul'dan önce, havagazı ile tanışan ilk kent oldu

Yazı: Aslan Buğdaycı  - Araştırmacı-Yazar

18’inci yüzyılda buhar makinesinin bulunması ve buharın enerji kaynağı olarak kullanılması ile birlikte insanlık tarihinde önemli bir değişim başladı. Demirin eritilerek çelik haline getirilmesi ve kömürden ortaya çıkarılan gazların işlenmesi bu gelişmenin ana kaynağı oldu.

Sanayi devrimi ve kentleşme ile gelişen yapay gaz üretimi, LPG ve doğalgaz kullanımının yaygınlaşmasına kadar dünyada ve Türkiye’de yaygın olarak kullanıldı.

Kentlerin ısıtılması ve aydınlatılması amacıyla, yakılan kömürden çıkan gazların üretildiği ve depolandığı yerler olan Havagazı Fabrikaları veya Gazhaneler, genellikle sanayi devriminin ilk yıllarının mimarisini yansıttılar. Türkiye için bu durum 19. yüzyılın son yılları ve 20. yüzyılın başlarına denk geliyordu. Kıymetli mimari örneklerinden olan bu fabrikalar, İstanbul’da 1887’de Yedikule’de, Anadolu Yakası'nda ise 1891’de Kadıköy’de kuruldu. İzmir Havagazı Fabrikası’nın inşaatına ise 1862 yılında Fransız Laidroux & Fils Şirketi tarafından başlandı. İlklerin şehri İzmir, Osmanlı İmparatorluğu içinde İstanbul ve Ankara’dan önce ilk kez havagazı ile tanışan kent oldu.

Havagazı Kumpanyası adı altında faaliyete geçen bu şirketin genel müdürü Monsieur (Mösyö) John Gandon, fabrika müdürü Monsieur Simis, muhasebeci Monsieur Alfred, sandık emini ise Monsieur Revioli olmuştur.

Şehir aydınlanıyor...

İzmir Havagazı Anonim Şirket-i Osmaniye’si olarak 85.000 İngiliz lirası sermaye ile kurulan şirket, 1862 (1278) tarihinden itibaren 45 senelik bir zaman süreci için kenti aydınlatmaya başladı. Sonradan sermayesi 150.000 İngiliz lirasına çıkarıldı ve kullanım hakkı da 1942 (1358) tarihine kadar uzatıldı.

Sokakların aydınlatılması için; İzmir şehir merkezi ile Göztepe civarında 2200, Karşıyaka’da 100 adet aydınlatma feneri İzmir Belediyesi tarafından, 80 adet fener de Bornova Belediyesi tarafından karşılandı. Yapılan mukaveleye göre her bir fener için kumpanyaya senelik 21 mecidiye ödenecek ve her fenerin aydınlatma gücü saatte 42 gr. zeytinyağı yakan Karsal marka lambanın verdiği ışık kadar olacak ve gecede 10 saat yakılacaktı. Hükümet Konağı'na ve askeri kışlaya ise 150 bin metreküplük havagazı ücretsiz verilecekti.

Şirket, önceleri 1000 metreküp gaz için 20 mecidiye kuruş hesabıyla 70 kuruş almakta iken, indirim yaparak fiyatı 35 kuruşa indirmiş ve şehrin otel, gazino, lokanta ve kıraathane gibi binalarına ve özellikle bazı cami-i şerif ve hükümet haricindeki resmi dairelerine havagazı vermiş, Karşıyaka’ya da  ulaşarak şehri havagazı ile aydınlatmıştır.

Tarihi fabrika artık bir Kültür Merkezi

 Yıllara direnerek yüzyıllar öncesinden günümüze ulaşabilen eski evler, fabrikalar ve mimari yapılar bütün yıpranmışlıklarına rağmen tarihin izlerini taşırlar. Birer harabe izlenimi de uyandırsalar ilk bakışta, duvarlarındaki her bir çatlağın, kırılmış her bir cam kırığının bir öyküdür anlattığı. 

1862 yılında kurulan ve 1955 yılına kadar işler durumda olan Tarihi Havagazı Fabrikası, geçmişten günümüze varlığını koruyabilmiş yapılar arasında yerini almıştır kent içinde. Belki de kültür ve sanatın da yaşanmışlıklardan beslendiği düşüncesiyle İzmir Büyükşehir Belediyesi tarafından gerçekleştirilen restorasyon çalışmaları ile Tarihi Havagazı Fabrikası, 2008 Aralık ayı itibariyle bir kültür – sanat merkezine dönüştü. Kültür ve sanat üreten bir fabrikaya dönüşen tarihi yapı, yaz boyunca her perşembe düzenlenen çim konserleri ve açık hava sinema günleri, resim ve fotoğraf sergileri, yazarlık atölyesi, şiir atölyesi, öykü atölyesi, dil atölyesi, tiyatro atölyesi gibi çalışmalar ile kısa sürede İzmirlilerin vazgeçilmez kültür – sanat merkezlerinden biri haline geldi. 

Yapılanma çalışmaları ile geçen sürenin ardından geçtiğimiz yaz ayları itibariyle etkinliklerin ilk başlangıcı master class eğitimi alan dört genç flüt sanatçısının konseri ile olmuş. 50 kişiyle başlayan konserler kısa sürede binlerce izleyiciye ulaşmaya başlamış.

Konserler ücretsiz 

Kültüre ve sanata değer veren İzmir halkının uğrak mekanlarından biri haline gelen Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi, yaz boyunca düzenlenen konserler ile ünlü isimlere ev sahipliği yaptı. Her perşembe gerçekleşen çim konserinde İzmir’in keyifli yaz gecelerine eşlik eden ünlü sanatçılar ile bir araya gelen İzmirliler, doyumsuz müzik ziyafeti yaşadı. Halka açık, ücretsiz konserlerde, cazdan klasik müziğe ve bluesa kadar çağdaş çok sesli müziğin her alanından sanatçıları ağırlayan fabrikada konser veren isimler arasında Bülent Ortaçgil, Ayşegül Yeşilnil, Ayşe Tütüncü, Ezginin Günlüğü, Mavi Siyah Flemenko Dans Topluluğu gibi isimler yer alıyor.

Hava koşulları nedeniyle kış aylarında konserlere ara vermek zorunda kaldıklarını belirten Havagazı Fabrikası Kültür Merkezi Müdürü Halim Yazıcı, Mayıs – Haziran ayları ile birlikte konserlerin tekrar başlayacağının müjdesini veriyor:

 “Mayıs – Haziran ile beraber tekrar ulusal hatta uluslararası konuklarımızı ağırlamayı düşünüyoruz. Çim konserleri devam edecek. Çünkü artık İzmirlilerin geleneksel bir özlemi oldu. Kışın ortasındayız ama ‘Soğuk olsun biz geliriz’ diyor insanlar. Bunları duyarken biz de enerji alıyoruz. İzmir güler yüzlü, çağdaş, aydınlık yüzlüdür. İşte bu aydın yüzünü yakalayıp, onların istedikleri çok sesli, son derece rahat, sanki bir doğal Hyde Park ortamını orada oluşturduk. Ama sanat ve kültür ağırlıklı bir Hyde Park oldu Havagazı Fabrikası. Ümit ediyorum önümüzdeki aylarda orayı tam kapasite ile kullanacağız. Özellikle çağdaş sanatların, güzel sanatların sergilenebileceği, üretilebileceği, atölyelerle teşvik edilen bir ortam olacak ve İzmir’in sanat – kültür hayatının nabzının attığı en önemli merkezlerinden bir tanesi olacağına inanıyorum. İzmir halkının bu kadar sahip çıkması da zaten bunu gösteriyor.”

Her etkinliğin bir atölyesi var

İzmir’in önemli sanat merkezlerinden biri haline gelen Havagazı Fabrikası’nda konserlerin yanı sıra sergiler de düzenleniyor. İki sergi alanının bulunduğu fabrika resim ve fotoğraf sergilerine ev sahipliği yaparken diğer yandan da bünyesinde oluşturulan atölyelerde şiir, öykü, dil ve tiyatro gibi alanlarda çalışmalar yapılıyor. Gerçekleştirdikleri her etkinliğin mutlaka bir atölyesi olduğunu söyleyen Halim Yazıcı, önümüzdeki günlerde de birçok etkinliğe imza atacaklarını dile getiriyor:

“Geçtiğimiz günlerde Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nı kutladık. Bu Dünya Çocuk Kitapları Haftası’nda şiir atölyeleri, öykü atölyeleri gerçekleştirildi Havagazı Fabrikası’nda. İzmir’in birçok yazarı konuk oldu. Muzeffer İzgü bu günlerimizin onur konuğuydu. Çocuklarımız özgür bir şekilde şiir ürettiler, öykü ürettiler. On binlerce kitabı çocuklarımızla paylaştık. 26 – 27 Aralık tarihlerinde, karikatür ve felsefe günleri yaptık. İzmir Karikatürcüler Derneği ve İzmir Edebiyatçılar Derneği ile beraber projeyi gerçekleştirdik. Yine ülkemizin önemli karikatürcüleri, felsefecileri, yazarları ve karikatür sanatına emek vermiş İzmir içinden ve İzmir dışından değerli sanatçılarımızı ağırladık. Önümüzdeki günlerde dünya öykü günleri, dünya şiir günü gibi birçok etkinlik yolumuzu gözlüyor. Havagazı Fabrikası’nda sanatın tüm boyutlarıyla, görsel sanatlar, sahne sanatları, müzik sanatları, yazınsal sanatlar özellikle atölye çalışmalarına ağırlık veriyoruz. Gerçekleştirdiğimiz her etkinliğin mutlaka bir atölyesi oluyor.”

Restorasyon çalışmaları ile İzmir’e kazandırılan Havagazı Fabrikası, düzenlenen konserler ve sergilerle İzmir’in kültür – sanat alanında nabzını tutan bir yer olmanın yanı sıra öğretici etkinliklerle bir okul görevi de üstleniyor. Gelinen noktada fabrikanın büyüleyici havasının da etkili olduğunu söylüyor Halim Yazıcı ve şöyle devam ediyor söze:

“İnsanın hayallerini zorlayıcı, büyülü bir mekan. Gizli bir enerjisi var. Çünkü yaşanmış; yeni bir mekan değil. Yeni bitmiş bir mekanı düşünün. Buz gibidir duvarları. O mekanın duvarları sımsıcak. Yaşanmışlık var. Orada sanki gizli bir enerji depolanmış. Onun getirdiği pozitif bir enerji var. Bize düşen bu pozitif enerjiyi alıp görsel hale getirmek… Bunları yaparken de tamamen kamu menfaatini, halkın menfaatini, kültürel ve sanatsal alanda tüketicinin menfaatini ve beklentisini göz önüne alarak, tarafsız ve ücretsiz bir şekilde kamu hizmetine vermek.”

Halim Yazıcı’nın da vurguladığı gibi tarihin büyülü dokusu ilham verdi herkese ve eski bir yapı görkemli bir sanat merkezine dönüştü. Elli yıldan fazla süredir uykuda olan fabrikanın uyanışıyla sadece bir kültür – sanat merkezi değil, aynı zamanda bir okul ve paylaşım merkezi de kazandı kent. Benzer dönüşümlere örnek olacak Havagazı Fabrikası’nın bacasından artık buram buram sanat tütüyor.

Dev baca dikkat çekiyor

İzmir'in sembol yapılarından biri olan tarihi Havagazı Fabrikası’nın restorasyonu sırasında, 23 bin 250 metrekarelik açık alan üzerindeki 2 bin 850 metrekarelik inşaat alanına sahip tescilli yapılar dışındaki tüm yapılar yıkıldı, dev baca güçlendirildi. Fabrika sahasındaki dökümhane binası kafeterya, depo binaları da sergi salonu ve sanat atölyeleri şeklinde düzenlendi. Diğer tescilli yapılar ise okuma salonu, satış birimi ve idari bina olarak kullanılmak üzere restore edildi. Alanın gerisinde iki katlı betonarme bina da yenilendi. Çalışma, 1 milyon 650 bin TL’lik bütçe ile gerçekleştirdi. Çevre düzenleme çalışmaları çerçevesinde beş adet asırlık zeytin ağacı dikildi, yeşil alan düzenlemeleri çeşitli ağaç ve bitkilerle gerçekleştirildi. Alanda, 122 araçlık otopark, 1800 metrekarelik açık hava seyir alanı (oturabilir çim alan), meydanlar, beş süs havuzu oluşturuldu.

DERGİ ARŞİVİNDEN