İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

İzmirli Baptistlerin 170 yıllık kilisesi

İzmirli Hıristiyanların ibadetlerini özgürce yapabildikleri kiliselerden sadece biri olan Protestan Baptist Kilisesi 170 yıldan fazla bir zamandır Hıristiyanları çatısı altında buluşturuyor.

Yazı ve Fotoğraflar / Article and Photographs: ÇİĞDEM ASKERİ

İncil’de adı geçen Yedi Kilisenin üçüne ev sahipliği yapan İzmir, Hıristiyanlığın yayılmasında ve gelişmesinde etkin rol oynayan bir şehir olarak tarihte yer alıyor. İzmir’in tarihsel rolü, Hz. İsa’nın öğrencilerinden St. John olarak bilinen Yuhanna’nın İsa’nın annesi Hz. Meryem’le birlikte Efes’e gelmesiyle başlıyor. Hıristiyanların Smyrna, Bergama, Efes gibi önemli şehirlere yayılması da bu süreçte oluyor. Bugün şehrin birçok noktasında Hıristiyanların ibadet merkezlerine rastlanması, İzmir’in kucaklayıcı kimliğinin bir işareti olarak görülüyor. Tıpkı Buca’daki tarihi Protestan Baptist Kilisesi gibi…

Buca’ya yerleşen İngiliz kökenli Levanten ailelerinin küçük bir şapel olarak inşa ettikleri kilisenin tarihi, kayıtlarda 1838 yılına uzanıyor. 6 bin nüfuslu, Hıristiyan ailelerin yaşadığı bir köy olan Buca’da, şapel halkın ibadet ihtiyacını karşıladığı bir merkezdi. 1868 yılında Abdülaziz Han’ın fermanı ile bugünkü durumuna gelen kilisenin, klasik haçvari plan üzerine kurulmuş, önemli finansörlerinden Rees Ailesi’nin kökenine uyan çatı malzemesi Galler Bölgesi’nden ithal edilmiş. 

Uzun bir süre ibadet merkezi kimliğini koruyan kilise, 1965 yılında cemaat yokluğu ve çeşitli nedenlerden dolayı Buca Belediyesi’ne devredildi. Bir süre evlendirme dairesi ve kültür merkezi amaçlı kullanılan kilise, 2001 yılında Kültür Bakanlığı tarafından gerçek sahiplerine, Protestan Baptist Kiliseleri Derneği’ne tahsis edildi. 2000 yılı İnanç Turizmi çalışmaları kapsamında yerli-yabancı turistlerin uğrak noktası haline getirilen kilise, İncil’de adı geçen ve hepsi Ege Bölgesi’nde olan yedi kilise şehirlerinden birinde olması nedeniyle cazip hale geldi.

Beyaz inci İzmir

İzmir’de yaşayan iki bine yakın Hıristiyan’ın kiliselerine ilgi gösterdiğini söyleyen Buca Protestan Baptist Kiliseleri Derneği Başkanı Ertan Çevik, İsrail’den sonra Hıristiyanlığın en fazla yayıldığı bölge olan Anadolu’da İzmir’in ayrı bir yeri olduğunu belirtiyor. İsa’nın öğrencilerinden Yuhanna’nın Efes’e gelip, faaliyetlerini sürdürmesinin etkili olduğuna değinen Çevik, “Yuhanna’nın İsa’nın annesi Hz. Meryem’i de beraberinde Efes’e getirdiği rivayet ediliyor. Meryemana Evi bugün binlerce Hıristiyanın akınına uğruyor. İzmir’e hacı olmaya gelen Hıristiyanlar kilisemizi de ziyaret ediyor.” diyor. 

Özellikle Smryna bölgesinin çevresindeki antik şehirlerle çok değerli beyaz bir inci olduğunu söyleyen Çevik, “İzmir ve Ege Bölgesi’ni daha iyi tanıtabilmemiz için kültür ve inanç turizmi çerçevesinde dünyadaki Hıristiyan din adamlarını İzmir’de buluşturmamız gerekiyor. Eğer bu konuyu devlet politikası haline getirerek, 120’yi aşkın ülkeden gelen din adamlarını, basın mensuplarını İzmir’e getirebilirsek, bütün dünyada yankı yapacağımıza inanıyorum. İnançlı, belli bir yaşa erişmiş, hacı olmak için buralara gelip ilk kurulan kiliseler bölgesini ziyaret etmek isteyen çok insan var. Onların dikkatini buraya çekmemiz lazım. İnanç Turizmi yılı ilan edilen 2000 yılında Valilik ve Kültür Turizm Müdürlüğü ile bu tarz çalışmalar yaptık, İzmir’i tanıttık. Şimdi aynı hedefi canlandırmalıyız. Kiliselerle Bakanlığın ortak çalışmasıyla dünyanın ilgisini kente yönlendirebiliriz. Mesela 2015 EXPO hazırlıkları sırasında kente gelen yabancı delegeler, spordan ziyade İzmir’in kültür turizmine yönelmesi gerektiğini belirtmişlerdi. Büyük İskender’in kurmuş olduğu bugünkü Kadifekale, Bergama, Efes, Smyrna gibi birçok değerimiz var. 2020 EXPO için İzmir aday olacaksa, özellikle inanç ve kültür turizmini ön plana çıkarmalıyız diye düşünüyorum.” diyor. 

Dernek Başkanı Çevik, kentin hoşgörülü yapısının turiste yaşatılması gerektiğini de sözlerine eklerken, “Yüzde 99’u Müslüman olan bir ülkede Hıristiyanların da rahatlıkla ibadet edebileceklerini gösterirsek, geldiklerinde hem Türk kültürünün hem Müslüman din kardeşlerimizin medeniyetini de ifade etmiş olacağız. Misafirperverliğimizi, hoşgörümüzü yaşatmış olacağız. Türk insanının Avrupa ve dünya kültürüne çok yakın olduğunu, dünya kültürlerinin doğuşuna Türkiye’nin, İzmir’in öncülük ettiğini anlatabilirsek insanların buraya akın edeceğine inanıyorum. Ayrıca Suudi Arabistan her yıl hac dolayısıyla milyarlarca dolar para kazanıyor. İzmir neden kazanmasın?” diyerek görüşlerini dile getiriyor.

Kilise herkese açık

Buca’nın işlek bir caddesi üstünde yer alan Protestan Baptist Kilisesi’nde, pazar günleri pazar ibadeti, salı akşamları İncil okuması, perşembe günleri de dua okumaları yapılıyor. İzmir Hıristiyan cemaatinin evlenen üyelerinin düğünlerinin nadiren de olsa yapıldığı kilise, ayrıca pazartesi hariç her gün 11.00 -18.00 arası ziyaret edilebiliyor. Çevik, “İsteyen herkes törenlerimizi izleyebilir, kilisemizi gezebilir.” diyor. 

Tanrı’ya şükran göstergesi

Kilise içerisindeki org, görkemiyle ilk bakışta göze çarpıyor. Kiliseyi yaptıran İngiliz Rees Ailesi, Birinci Dünya Savaşı’nda ailelerine zarar gelmediği için Tanrı’ya duydukları şükranı, orgu finanse edip 1922’de bağışlayarak belirtmiş. Buca Protestan Baptist Kiliseleri Derneği Başkanı Ertan Çevik, geleneksel orgun dünyada sadece Lizbon ve İzmir’de olduğunu söylüyor. Bugün çalışmayan orgun tamiri için dernek finansör arıyor.

DERGİ ARŞİVİNDEN