Yeryüzünde bir cennet: BOZDAĞ

Vahşi doğanın tanrısı Artemis, Kral Tmolos’un Su Perisi Arripe’ye olan aşkını azgın bir boğayı üstüne salarak engellemiş. Ama oğlu tarafından bu dağa gömülen Tmolos’un aşkı, her mevsim başka bir güzellikle canlanır Bozdağ’da.

 Yazı ve Fotoğraflar:İLHAN BİÇER

 

Mutlaka gezip, görmeniz gereken bir yer olan Bozdağ’a gittiğinizde girişteki levhada

“Yeryüzü Cenneti Bozdağ’a Hoş Geldiniz” yazısı karşılar sizi. Bozdağ’ı gezip gördükten sonra bunun ne kadar doğru olduğunu göreceksiniz. Her mevsimin ayrı bir güzelliği vardır Bozdağ’ın.

En önemli geçim kaynağı tarım olan Bozdağ’ın patatesi çok ünlüdür. Patatesten sonra taze fasulye, barbunya, elma, kestane, ceviz, kiraz ve son zamanlarda da brokoli yetiştirilmeye başlanılmıştır. Bozdağ’ın bir de köpük helvası meşhurdur. Köpük helvasının tadına mutlaka bakın. Pişman olmazsınız.

Bozdağ’ın girişindeki Döner Otel’de yemeğinizi yerken yemyeşil manzaralar seyredersiniz, 360 derece yavaş yavaş dönen restoranından. Bir yanda yemyeşil Elmabağ Köyü, öbür yanda Cennet Bozdağ. Bozdağ’ın içinde konaklama ihtiyacını karşılayacak otel ve pansiyonlar da mevcut.

Doğal güzellikleri ve bol su kaynakları olan Bozdağların üzerinde birçok yayla vardır. Elmabağı, Ovacık, Çayır, Gündalan, Çavdar, Gölcük, Subatan, Çam, Başova, Kemer ve Büyük Çavdar en büyük yaylalardır. Yaylalarının çoğunda alabalık tesisleri bulunmaktadır. Beğendiğiniz balığı siz gösterin, ister mangalda isterseniz tavada pişirsinler afiyetle yiyin. Yanında da bol limonlu salata… Başka alternatif bir yemek kuzu, oğlak tandır da yiyebilirsiniz. Toprak kap içinde mayalanmış koyun yoğurdu ile.

Büyük Çavdar Yaylası’ndaki kayak tesisleri kış turizmi için önemli bir yer teşkil eder. Kış sporu yapmak isteyenler için ideal bir yerdir. Her türlü donanıma sahip olan tesislerde konaklama yapılabilmektedir. Kayakçılar zirveye kadar teleferik ile çıkabilmektedir. Bozdağ’ın zirvesinden uzun bir kayak parkuru vardır. Ayrıca dağcılık sporu için de rakım 2157 metrelik zirve, iyi bir tırmanış yeridir. Zirveye tırmanmak için en iyi parkur, Mermeroluk’un batısından güneye geçilerek yapılır. Bozdağ’ın zirvesinden gündoğumunu ve gün batımını seyretmek bambaşka bir duygudur.

Bozdağ’ın zirvesinden bakıldığında; batısında Gölcük Gölü’nün harika bir görüntüsü vardır, seyretmeye doyamazsınız. Güney tarafta Ödemiş, Tire, Beydağ Baraj Gölü ve Kiraz. Kuzey tarafta ise, Salihli, Demirköprü Baraj Gölü ile Gölmarmara Gölü’nü zevkle seyredersiniz.

Gölcük’te A Tepesi

Bozdağ kasabasının 10 km batısında bulunan Gölcük Yaylası’na giderken, bir tepe üzerinde aniden karşınıza yemyeşil çam ormanları içinde Gölcük Gölü çıkar. Şaşırıp kalırsınız istemeden ağzınızdan bir “Aaa!..” sesi çıkar. Hayran kalırsınız, seyrine doyamazsınız bu güzel manzaranın. Bu tepenin adı “A Tepesi”dir. 1938 yılında İsmet İnönü, bu gölü görür görmez “Aaa!..” demesinden sonra, bu tepenin adı “A Tepesi” olarak kalmış. Rakım 1050 metre yükseklikte olan Gölcük Gölü’nde sazan ve yayın balığı yaşamaktadır. Gölcük Yaylası’nda iki büyük otel ve birçok pansiyon bulunmaktadır. Ayrıca çadırla kamp kurmak isteyenler için de tesisler bulunmaktadır. Günü birlik piknik yapanlarla hafta sonları dolup taşar adeta. Gölcük Gölü’nün kenarında bulunan çim sahalar, profesyonel futbol takımlarının gözdesi bir yerdir. Havasının serin olmasından dolayı, futbol takımları yaz aylarında burada kamp kurarak, hazırlık çalışmalarını yaparlar.

Yamaç paraşütü yapmak isteyenler için Bozdağ Akçakmak ve Gündalan tepeleri çok uygundur. Rakım 1200 metreden, bir kuş misali süzülürsünüz yemyeşil Küçük Menderes ovasına doğru.

Her mevsim ayrı bir güzelliği olan Bozdağ’a kış gelip karlar yağmaya başladığında, bembeyaz bir örtüye bürünür. Eşsiz kar manzaralarını seyretmeye doyum olmaz. İki katlı taştan yapılmış evlerin bacaları tütmeye başlar. Bacadan çıkan dumanlar gökyüzüne doğru uçar gider bir bulut misali. Sokaklarda kardan adam yapan çocukları görürsünüz kömürden gözler, havuçtan burun yapan. Başına bir fes, boynuna da bir atkı takmışlardır. Kimisi ellerine geçirdiği leğenlerle kayarlar, sokağın yukarısından aşağılara kadar. Bembeyaz karda yürürsünüz sokaklarında. Her adım attığınızda “hart hart” diye karların sesini duyarsınız. Gezerken, güneş ışıklarıyla kristal gibi ışıl ışıl parlayan kardan gözleriniz kamaşır adeta. Tadını çıkarır çocuklar kartopunun doya doya Bozdağ sokaklarında.

İzmir ve çevresinin tek kayak merkezi olan Bozdağ, kış oldu mu, kayak yapan kayakçılarla dolup taşar. Üç ayrı uzunlukta olan kayak pistinin en uzun olanı rakım 2157 metreden başlar. 2500 metre uzunluktaki pistte adrenalinin en uç noktasını yaşarsınız macera dolu. Dileyen teleferikle zirveye çıkıp, oradan manzaranın keyfini çıkarır. Burnunuza mis gibi koku gelir, taaa uzaktan. Mangalda sucuk pişiriyorlardır ekmek arası. Yarım ekmek arası sucuk söyleyin kendinize afiyetle yiyin. Ardından da kahvehanede sohbete dalıp gidersiniz, sıcak kahvenizi yudumlarken.

Her mevsim güzel

Mart ayı geldiğinde, Bozdağ’ın kardelenleri karları delerek güneşe doğru yemyeşil filizlenir. Güneşi görünce, boynunu bükerek açar baharın sessiz habercisi kardelen çiçekleri.

Karlar eriyip ilkbahar geldiğinde yemyeşil bir örtüye bürünür Bozdağ. Yaylalarda çobanlar koyunlarını, keçilerini otlatmaya başlarlar yanık türküler söyleyerek. Birçok şifalı bitkiler vardır dağında. Bin bir çeşit, renk renk çiçekler açar. Kekik kokar peyniri, balı, tereyağı. Kelebekler uçuşur oradan oraya. Arılar her çiçeğe konmak için yarışırlar adeta. Kekliklerin ötüşünü dinlersiniz hayranlıkla. Hafif esen rüzgârla sallanır çiğdem çiçekleri bir sağa bir sola. Zirvelere yakın rakım 2000 metrelerde ada çayları çıkmaya başlar etrafa mis gibi kokular salarak.

Karşınıza aniden bir tavşan ya da keklik çıkarsa sakın şaşırmayın. Yiyecek aramak için gezintiye çıkmışlardır. Dikkat edin, sakın ürkütmeyin. Yaylalarda gezerken uzaktan at sürülerini görürsünüz. Özgürce dolaşırlar yaylalarda. Kar sularıyla oluşan şelaleler ve derelerden su için kana kana. Bozdağ’da ıhlamur ağaçlarının altında dinlenirken, kendinize ada çayı söyleyin, mis gibi kokusunu hissederken, tadı damağınızda kalır. Karnınız acıktıysa, odun ateşinde pişen katmerinden yiyin afiyetle. Yanında bol köpüklü ayran da olsun.

Güneşin ilk ışıklarıyla karanlık gecenin sessizliğini bozar, kuşların cıvıl cıvıl ötüşü. Huzur içinde dinlersiniz. Yiyecek telaşında olan sincapların, ağaçlarda daldan dala zıplamalarını seyredersiniz hayranlıkla. Bol oksijen çekersiniz, ciğerinizin en derin noktasına kadar. Sokaklarında bembeyaz çiçek açar, vişne ağaçları. Eriyen kar suları akar gider, büklüm büklüm Bozdağ sokaklarında. Her mahallede, ortak kullanılan bir fırın vardır. İsteyen herkes burada, kendi yiyeceği ekmeğini yapar. Nar gibi kızaran ekmeğin kokusunu duyarsınız, daha mahalleye girerken. Hemen yanı başında, çeşmeler vardır akar, buz gibi sularıyla şırıl şırıl. İlkbahar geldiğinde Bozdağ, bir başkadır. Cennette sanırsınız kendinizi. Boşuna yazmamışlar girişteki levhaya “Yeryüzü Cenneti Bozdağ’a Hoş Geldiniz” diye.

Yaz geldiğinde, yemyeşil bir doğaya bürünür Bozdağ. Yaz aylarındaki ortalama sıcaklığı 20–24 C’de olduğundan serin bir havası vardır. Yaz aylarında bile yorgansız yatamazsınız. Bozdağ’ın girişindeki Milli Park Mermeroluk Orman İçi Dinlenme Kampı, yaz aylarında piknik yapanlarla doludur. Çam, kestane ve ceviz ağaçları içinde mangalınızı yapabilir, isterseniz hamakta dinlenebilirsiniz. Mermeroluk’un buz gibi akan berrak suyundan kana kana için. Suyu içerken, biraz acele edin, çünkü elinizi bir dakika zor tutarsınız soğuktan. Karpuzu bile beş dakikada çatlatır. Kasabanın merkezindeki parkta oturun. Yemyeşil çimlerin üzerine kurulmuş masada, çayınızı yudumlarken çimlere sakınmayın, basın. Keyfini çıkarın bu doğallığın. Bembeyaz bulutlar içinde, Bozdağ’ın zirvesini seyrederken.

Bozdağ, sonbaharda da ayrı bir güzeldir. Sonbaharın gelmesiyle ayrı bir güzelliğe bürünür doğa. Ceviz, kestane, elma ağaçlarının yaprakları yeşilden sarıya doğru bir renk almaya başlar. Kiraz ağacı yapraklarının rengi ise, yeşilden al bir renge dönüşür. Bu güzel harika sonbahar manzaralarını, seyretmeye doyamazsınız.

Yağmurlar yağmaya başladığında, çam ormanlarının içindeki çimler yeşerir. Çimen ve çam mantarları, toprağı kabartarak yeryüzüne çıkar. Sonbahar ilerledikçe, etraf sessizliğe bürünür.

Sonbaharın son aylarında, sert ve soğuk esen rüzgârlar ağaçlardaki sararan son yaprakları da düşürerek, savururlar oradan oraya bir hüzün içinde. Doğa, artık kendini dinlenmeye bırakmıştır, gelecek olan ilkbahara kadar. Bozdağ, bir mevsim değil dört mevsim güzeldir. Bozdağ’ı dört mevsim gezin, görün ve yaşayın.

Bozdağ’dan ayrılırken, Salihli yönüne gidiyorsanız, yaklaşık 4 km sonra, yolun solunda Kırkoluk gelir. Kırk tane oluk... İnanmazsanız sayın. Tam kırk tane. Kırk oluğun kırkından da su akar buz gibi… Kırkından da su için kana kana. İçerken de bir dilek tutun. Ben tuttum!.. Umarım en kısa vakte kadar dileğiniz kabul olur.

 

Kral Tmolos’un hüzünlü sonu

“Lidya kralı Tmolos bir gün avlanmak için dağa çıkar, avlanırken çok yorulur. Biraz dinlenip su içmek için bir derenin yanına gittiğinde, karşısına su perisi Arripe çıkar. Güzelliği karşısında su perisi Arripe’ye âşık olur. Arripe de bu aşka karşı boş değildir. Ancak ölümsüz Arripe ile ölümlü kral Tmolos’un bu aşkları av ve vahşi doğa tanrıçası Artemis’i kızdırır. Kral dahi olsa bir ölümlü ile ölümsüzün aşkına izin vermez. Artemis kral Tmolos’un üzerine azgın bir boğa salar. Tmolos bu azgın boğanın boynuzlarıyla can verir. Oğlu babasını bu dağa gömer ve dağın adını da babasının adını verir. Böylece dağın adı Tmolos olarak kalır.”

 

Ege’nin en yüksek ikinci dağı

Bozdağlar, batıdan doğuya doğru; İzmir, Manisa ve Aydın illerine kadar uzanan 170 km’lik bir dağ sırasıdır. Bozdağ 2157 metre ile Ege Bölgesi’nin ikinci en yüksek dağıdır. Bozdağ’ın kuzey eteğinde, rakım 1150 metrede kurulu olan kasaba, adını bu dağdan almıştır. İzmir ili, Ödemiş ilçesinde yer alan Bozdağ, İzmir’e 140 km. mesafededir.