İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Pedallardaki özgürlük

Kendinizi bir spor salonuna hapsetmek istemiyorsanız, kırları bahçeleri, dağları ovaları gezmek istiyorsanız, sınırlarınızı merak ediyorsanız, adrenalin ve heyecan bağımlısıysanız yapmanız gereken tek şey bisiklete binmek. İzmir'in dört bir yanındaki doğal güzelliklerin tadını çıkartmanın da en güzel yolu bisikletli ulaşımdan geçiyor.

Çocukken karne hediyesi olarak alınan bisiklet, bir dönem yerini bilgisayara kaptırdı. Ancak çocukları evlere hapseden bilgisayar, son bir kaç yıldır tahtını yine bisiklete bıraktı. Üstelik bu kez, sadece çocuklar değil yaşını başını almış erkek ve kadınların da gözdesi oldu. Yollarda onları görüyorsunuzdur. Gece ya da gündüz, kaskları gözlükleri, daracık kıyafetleriyle yanınızdan geçip gidiyorlar. Gidiyorlar da nereye?  Bunun yanıtı çok basit.  Canları nereye isterse oraya gidiyorlar. Üstelik kapıları da sonuna kadar açık. Yani bir gün siz de canınızın istediği yere gitmek isterseniz onlara katılabilirsiniz.

Türkiye'nin bisiklet üzerine olan iki derneğinden birisinin merkezi İzmir'de.  İzmir Bisiklet Derneği'nin her hafta sonu düzenlediği turlar, yeni başlayanlar için kaçırılmaz fırsatlar sunuyor. Hafta sonları düzenlenen ve derneğin internet sayfasında rotaların belirtildiği turların özelliği ise arabayla ya da yaya olarak gidemeyeceğiniz yerleri görmenin keyfini yaşıyorsunuz. Örneğin Çiçekli Köy turunda dere yataklarından geçebilir, asla "yapamam" demenize karşın  13 kilometrelik bir tırmanışla Teleferik'e çıkıp Limontepe üzerinden Üçkuyular'a inebilir, Nif Dağı'nın güzelliklerini yaşayabilir, Çatalkaya'nın rüzgarıyla tanışabilir ya da Urla'da katmerin tadına bakabilirsiniz.

Bunun dışında “Perşembe Akşamı Bisikletçileri” de yine hem yeni başlayanların işin ustaları ile buluşup incelikleri öğrenebilecekleri bir ortamı sunuyor hem de yeni insanlarla tanışmanın keyfini yaşatıyor.   Her Perşembe Göztepe İskelesi'nde saat 20.00'de buluşan bisikletçiler, birlikte olmanın tadını çıkarmanın yanında aynı zamanda kente bisiklet kültürünü tanıtmak ve bisiklet bilincini oluşturmak gibi bir görevi de üstlenmiş durumda. İşin güzel tarafı İzmir'de başlatılan Perşembe hareketi, bugün Türkiye'nin bir çok yerine de yayılmış durumda. Yani İstanbul'da, Ankara'da, Bursa ya da Muğla'da da artık her Perşembe aynı saatte bisikletçiler yollara düşüp mutluluğun tadını çıkarıyor. Ege Pedal'da Karşıyaka'da oturanlar için bisiklet heyecanı yaşatıyor. Onlar da hafta sonları yine intermet sitelerinde önceden duyurdukları turların yanında her Salı akşamı yine saat 20.00'de kent turu düzenliyor. Yağmur da yağsa, çamur da olsa bu turlar kesintisiz devam ediyor.

Tabi bisiklete binerken her sporda olduğu kendine özgü kıyafetleri ve kuralları var. Örneğin mutlaka gözlük takmalısınız ki gözünüze kaçan bir şeyle uğraşmak zorunda kalmayın. Kask olmazsa olmazlardan. Takın ki düşme anında beyniniz hala iki kulağınızın arasında kalsın. Eldivenler sizi yerden sıçrayacak taşlardan, uzun süre gidonu tutmanın vereceği zedelenmeden ya da düştüğünüzde en azından soyulmalardan korusun. Yine herkesin merak ettikleri arasında olan ve ben asla giymem diyenlerin çoğunlukta olduğu "tayt" konusu da var. Birincisi tayt bir bisiklet kıyafetidir. Vücudu sarması, laktik asit ile ilişkisi gibi konulara girmeden en birinci ağızdan söyleyebilirim ki tayt bisiklet için bir konfordur. Pedli kısmı, uzun sürüşlerde sizi acıdan kurtardığı gibi sele üzerinde oturmanın getirdiği erkekler için "kısırlık"  sorununu da ortadan kaldırır.

Bin ve git

Cinsiyet, ırk, sosyal sınıf farklılığı gözetilmeden herkes tarafından kullanılabilen bu aracın verdiği duygu sadece özgürlük değil,  aynı zamanda pedal basarak hormonlarınız da farklı çalışır. Örneğin endorfin salgılarsınız ki mutluluk hormonudur, o yüzden bir bisikletçinin anlamsız gülümsemesi tuhaf gelmesin.  Tarihi M.Ö. 3500’lere yani her bir şeyi bulan Sümerlere kadar dayanan bisiklet için 9 bin yıllık İzmir aslında "bisiklet kültürü" ile diğer ülkelere göre maalesef  henüz tam anlamıyla tanışmamış durumda.  Bir rivayete göre  İzmir’de hergün 5 bin kişi bisikletiyle trafiğe çıkıyor. Keşmekeş halini alan trafikte bisiklet hem çevreci hem de zevkli bir ulaşım aracı. Bisikletinize saatte 15-20 km'lik bir hız sağlamak isterseniz yürürken harcadığınız enerji kadar bir enerji sarf etmeniz yeter. İşte size bisikletçilerin sık kullandığı rotalardan bir kaçı. Keyfini çıkarın.

Çeşme- Alaçatı: Bahar aylarında performansı iyi olan bisikletçilerin özellikle manzara kahvesi yokuşunun çıkışını yapmak ve Alaçatı ve Çeşme'de denize girmek için tercih ettikleri rota.  Ayrıca Alaçatı Belediyesi kent içi ve çevresinde bisiklet yolları yapmak için bir proje başlatmış durumda. 

Bademler-Azmak: Şehrin hemen yakınında yeşil ile denizin birleştiği ve fazla ziyaretçisi olmayan bir güzergah. Urla'nın Karaburun yarımadasının güney kıyılarındaki koylardan birisi. Son dönemde bisikletçilerin gözdesi. 

Çatalkaya-Radar-Manastır: Şehrin göbeğinde performansı yüksek olan bisikletçilerin en çok kullandıkları rotalardan. Pek çok noktadan çıkış ve iniş imkanı olan bir rota. İzmir'e yukarıdan bir bakış imkanı sağlıyor. Balçova ve Güzelbahçe eteklerinde yakın zamana kadar profesyonel yarış parkurları bulunup ulusal ve uluslararası yarışlar düzenleniyordu.

Foça: Bostanlı'dan Kaklıç ve Seyrek köyleri üzerinden alternatif rotası var. Rüzgarına aldırmayan bisikletçilerin rotası. 

Karagöl: Bornova ve Karşıyaka'dan çıkılan çok uzun süre tırmanış yapılan bir parkur. Bisiklete başlayan kişilerin artık ben oldum dedikleri yerlerden. Karagöl'e tırmanan heryere tırmanır. Çok güzel sucuk ekmek yapılır. Bahar ayları çıkmak en ideali.

Sasalı Kuş Cenneti: Bostanlı’dan itibaren bisiklet yolundan çıkmadan ulaşılabiliyor. Yol üstünde Sasalı Doğal Yaşam Parkı'na da uğrayabilirsiniz. Çok çeşitli kuş türleri olan deltada bir de antik kent kalıntısı var. Rüzgarı genelde cepheden eser.

Özdere- Gümüldür: Mayıs, Haziran ve Eylül aylarında tercih edilmelidir. Menderes üstünden ve Seferihisar üstünden gidilebilir. Performansı yerinde olan bisikletçilerin denize girmek için tercih ettiği rotalardandır. Yol üzerinde Klaros, Lebedos,Kolophon, Nation gibi antik kent kalıntıları mevcuttur.

Pınarbaşı Yarış Pisti: Zaman zaman yapılan etkinliklerle bisikletçiler burada ufak yarışlar düzenliyor.

Seferihisar-Sığacık: Cittaslow ünvanı ile bisiklete çok daha yakınlaşan Seferihisar bisikletçilerin uğrak yeri haline geliyor. Teos antik kentinin de bulunduğu Sığacık görülmesi gereken yerlerden. Performansı iyi olan bisikletçiler Seferihisar merkezden Gödence, Kavacık, Efemçukuru köylerine tırmanabilir. 

Kavaklıdere-Küçük Nif: Bornova Kavaklıdere Köyü'nden tamamen ormanın içinde yapılan bir tırmanış. Köye kadar şehrin içinde bir saat kadar pedal çevirdikten sonra köy kahvesinde güzel bir kahvaltı ve ardından sıkı bir tırmanış.

 

Urla: Orta performansta bisikletçilerin en çok tercih ettiği rota. Urla İskele ve Çeşmealtı görülmesi gerekn yerler. Devam etmek isteyenler Özbek veya Demircili alternatiflerini deneyebilirler.

Neden Bisiklet?

-Düzenli olarak bisiklete binenlerin zindelik seviyeleri, ortalama olarak kendilerinden 10 yaş genç jenerasyonun zindelik seviyesine eşittir.(Kaynak: Ulusal Koroner Kalp Yetmezliği Vakfı Raporu - Amerika)

-Haftada en az 30 km bisiklet sürüşü, bisiklet kullanmayan ve başka bir fiziksel egzersiz gerçekleştirmeyenlere oranla kalp krizi riskini yüzde 50 oranında düşürmektedir. (Kaynak: İngiliz Kalp Vakfı)

-Eğer kısa mesafelere ulaşımın (10 kilometreye kadar) üçte biri bisikletler üzerinde gerçekleştirilseydi, ulusal kalp hastalıkları oranının yüzde 5 ila yüzde 10 seviyesinde düşeceği öngörülmektedir. (Kaynak: BikeBiz.com)

-Bütçeniz için yararlıdır… Bisikletler için araç vergisi, trafik sigortası, düzenli araç bakım masrafları ve en önemlisi yakıt giderinden kurtulursunuz. İyi bir bisikletçi, bisikleti için yıllık en çok 100-150 liralık masraf yapacaktır.

-Evren için olumludur… Bir aracın park için kapladığı yere 20 bisiklet parkedilebilir. Bir bisikletin üretimi için harcanan enerji ve malzeme bir araç üretimi için harcanan kaynaklara oranla ihmal edilebilecek seviyede azdır.

-Bisikletler havayı ve doğayı kirletmezler. Çok daha sessizlerdir. Yağ yakan, kirli egzost gazı püskürten, yüksek sesle çalışan bir bisiklet gördünüz mü?

-Araçlar her yıl binlerce insanın ölümüne ve sakat kalmasına neden olmaktadır.

-Bisiklet şu ana kadar icat edilen "en verimli" ve "etkin" ulaşım aracıdır.

-Bisiklet özgüveni artırır.

-İş - ev arası bisiklet kullanımınız dahi yıllık 1000-1500 dolarlara malolan "Egzersiz Kulüplerine" üyelik masrafınızı gereksiz hale getirir. 

-Bisiklet darbesiz bir spordur ve vücudunuz üzerinde yıpratıcı etkisi bulunmamaktadır.

-Bisiklet sosyal bir spordur. Düzenli sürüşleriniz esnasında tanışacağınız insan sayısını siz bile tahmin edemezsiniz.

-Bisiklet daha parlak bir ten, daha sağlıklı bir vücut demektir.

-Bisiklet ile Sauna'dakinden çok daha fazla temiz hava soluma imkanı bulursunuz. Sürüş esnasında terlerken deri gözeneklerinin çok daha fazla açıldığını ve yenilendiğinizi hissedebilirsiniz.

-Bisiklet hayat boyu gerçekleştirebileceğiniz bir sportif aktivitedir.

-Her tür zeminde keyif alabileceğiniz bir bisiklet türü bulunmaktadır.

-Her mevsimde, her saatte keyif alabileceğiniz bir bisiklet sürüşü gerçekleştirmeniz mümkündür.

-Bisiklet eğlence demektir.

Bisiklet alırken nelere dikkat edilmeli?

Öncelikle, bisikletle ne yapmayı amaçladığınız, hangi sıklıkta bunu bineceğiniz ve bütçeniz bu konuda önemli. Dağda, kırda, asfalt yolda, işe gidip gelmede kullanacaksanız bisikletin çeşidi de ona göre değişiyor. Fiyat genelde ortalama seviyedekiler için 700-900 lira arasında değişiyor. Ama önemli olan bisikletinizi, bir bisiklet mağazasından almanız. Çünkü bu yerlerde size alacağınız bisiklet konusunda doğru bilgiler verecek kişilerin olması size büyük avantajlar sağlayacaktır. Alacağınız bisikleti mutlaka üzerine binerek deneyin.

Bisiklet kullanırken dikkatli olun

Mutlaka görünür olun. Araba kullanıcıları sizi farketsin. Gündüz kırmızı, sarı, turuncu gibi canlı renkler, gece beyaz giyinin. Işık ve reflektörler bulundurun. Motorlu araç sürücüleri davranışlarınızı tahmin edebilecek şekilde bisiklet sürün. Nereye bakarsanız oraya gidersiniz. Bu en önemli kural. Kask olmadan bisiklete binmeyin. Eldiven, gözlük de diğer koruyucu tedbirler olarak kullanabilirsiniz. Bisiklet yolundan gidin, yoksa yolun en sağından gidin.

DERGİ ARŞİVİNDEN