İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Çeşme’de kışın da dalabilirsiniz

Sualtı tutkunları için yeni keşiflerin yaşanacağı dalış noktaları yerli ve yabancı turistleri bekliyor.

Birbirinden güzel koyları, plajları ve tarihi ören yerleri ile adeta bir cenneti andıran Çeşme aynı zamanda su altı güzellikleriyle de dalış meraklılarının ilgisini çeken önemli merkezlerden birisi. Yaz sezonunun kapanmasının ardından konaklama ücretlerinin sezon fiyatlarının üçte birine düşmesi, bu düşüşün ekipmanlar nedeniyle pahalı bir spor olan dalış turizmine de yansımasıyla Çeşme’de ilgi su altına yöneldi.

Dalış yapılacak doğal ortamlarının çokluğu, barındırdığı mağaralar, deniz dibi ekolojisinin zenginliği, denizin yüzey ve dip sularındaki berraklık, su altında görüş mesafesinin net ve geniş açılı olması, sualtı dünyasını keşfetmek isteyen yerli ve yabancı turistleri bu mevsimde Çeşme’ye çekiyor. Dalış sporuna olan ilginin giderek arttığını, özellikle genç neslin su altının renkli dünyasını keşfetme meraklarının bir hayli fazla olduğunu vurgulayan Dolphinland Dalış Merkezi ortaklarından Mehmet Huz, “Kalp, beyin gibi ağır sağlık sorunu olmayan herkes tüplü dalış yapabilir. Buna bedensel engelliler de dahil. Türkiye Sualtı Sporları Federasyonu’nun (TSSF) belirlediği kurallara göre dalış yapmak için minimum yaş sınırı 14’tür.” diye konuştu.

Monem: Yaşayan küçük bir dünya

Çeşme’nin zengin sualtı faunası ile Türkiye'nin en iyi dalış yerlerinden biri olduğunu söyleyen Mehmet Huz, “Pek çok yerde dalış yapıp da sonrasında Çeşme’de dalanlar ‘Diğer yerlerde vakit kaybetmişiz’ derler. Su altında mercanlar ve süngerlerle süslenmiş karşınızda gülümseyen kayalar, kimi zaman nazlı nazlı süzülerek yanınızdan geçen çipuralar, eşkinalar, karagözler, sinaritler, lipsozlar, sübyelerle koca bir dünya var. Çeşme’de önemli 16 dalış noktası bulunuyor. Özellikle Türkiye’de her seviyedeki dalıcının dalabildiği ‘Monem’ batığını görmemiş olmak ve ‘Yatak Odası Mağarası’ndan geçmemiş olmak büyük eksikliktir.” dedi.

21 metre yüksekliğindeki yük gemisinin jilet yapılmak üzere Aliağa’ya götürülürken şiddetli esen fırtına sonucu Çeşme açıklarında 18 metre derinliğe battığını ve orta direğinin suyun 3 metre üzerinde kaldığını vurgulayan Mehmet Huz, Monem Batığı’na her seviyede dalıcının dalabildiğini söyledi. Türkiye’deki en büyük batık olan Monem Batığı’nın, tarihi bir özelliği olmaması nedeniyle Kültür ve Turizm Bakanlığı'ndan da izin alınmasının gerekmediğine değinen Huz, şunları söyledi:  

“Monem Batığı’na rüzgara kuytu hiçbir yeri olmadığından sadece rüzgarsız havalarda gidilir. Teknemizin bağlı olduğu Dalyanköy Liman’ından hareketle Monem Batığı’na ulaşmak 20 dakika sürer. Daha önceden geminin burnuna bağladığımız yüzer bir şamandıraya bağlanırız. Gruplar halinde suya girip, halata tutunarak alçalırken Monem önünüzde büyümeye başlar. Toplam uzunluğu 75 metredir ve uygun havalarda başından sonu gözükür. Geminin en alt seviyesine kadar inilir ve yan duvarı boyunca ilerlenir. Kıç tarafına gelindiğinde dümen palası ve pervane görülür. Bu bölge çok hareketli ve balıklıdır. Buradan yükselmeye başlayıp ikinci kat güverteye ulaşırsınız. Koridordan ilerleyip, kamaraları seyrederek sağdaki kapıdan çıkarsınız. Biraz daha yükselip üst güverteye çıkar ve oradaki merdivenlerden kaptan köşkünün kapısına gelirsiniz. Kaptan köşkünün içine girdiğinizde ve ön pencerelerden dışarıya baktığınızda gemi tüm ihtişamıyla önünüzde durmaktadır. Orada kendinizi kaptan gibi hissedebilirsiniz. Diğer kapıdan çıkıp pruvaya geldiğinizde sizi geminin kocaman hava alma bacaları ve ırgatı karşılar. Gemi görüntü ve ışık açısından fotoğraf ve video için çok uygundur. Pruvası doğuya bakan Monem’in, güverte altında iki kat hangarı ile Çeşme sualtı faunasına ve florasına katkısı çok büyük. Biz onu huzur içinde yatan bir enkaz değil, yaşayan küçük bir dünya olarak görüyoruz. Balıkların yuvalanması için ideal bir ortam yaratan ve çok sayıdaki deniz canlısına ev sahipliği yapan Monem Batığı’nda her an her sürprize açık olmalısınız. Bir gün Sarıkuyruk Akya sürüsü size selam vererek geçer gider, bir gün Papağan Balığı bulutu sizi içine alır, bir başka gün de iri İskorpitler sizi meraklı bakışlarla izler veya bir su kaplumbağası size el sallar. Son olarak gerekli güvenlik beklemelerini yapıp geldiğiniz kılavuz halattan yükselip su yüzeyine çıkarsınız. Batık her geçen yıl artan canlı sayısı ve değişen görüntüsü ile muhteşem bir kompozisyon sunuyor. Open Water Diver (PADİ) veya bir yıldız CMAS brövesi olan her dalgıç Monem Batığı’na kolaylıkla dalabilir.”

Yatak Odası harika görüntülerle karşılar

1993 yılından beri Çeşme Altın Yunus’ta hizmet veren Koçluoğlu Dalış Merkezi sahibi Aydın Koçluoğlu ise, dalış öncesi fazla efor, sıvı kaybı, alkol alımı gibi bedenin günlük efor harcamasını etkileyen faktörlerden kaçınılması gerektiğini, dalış sonrası ise zaman ve derinlik göz önüne alınarak en az 12 saat olmak üzere uçakla seyahat edilmesinin sakıncalı olduğunun altını çizerek, “Dalış sporunu yaşam tarzı yapanlar ve sualtını yeni keşfetmek isteyenler için uyguladığımız iki ayrı dalış programımız var. Eğitim alan kursiyerlerimiz için kıyı dalışı programı saat 09.00’da başlayıp hava kararana kadar sürer. Tekneyle dalış noktalarına gitmek için ise saat 10.00’da çıkış verilir.” dedi. Çeşme’de yılın 12 ayının dalış sporu için uygun bir su sıcaklığına sahip olduğuna değinen Koçluoğlu, şu bilgileri verdi:

“Turizm sezonu Çeşme için bittiğinde bizler her hafta sonu dalışlarımıza kaldığımız yerden devam etmekteyiz. Çeşme ve Ildırı için dalış noktası 25’i geçmekte olup hava koşullarının kötü olduğu zamanlarda bile 10’un üzerindeki dalış noktasına gidilebilmekte. Doğal dalış alanı ve görüş mesafesinin uzunluğu açısından farklı olan Çeşme’nin su altında her dalışta farklı canlı popülasyonu görürsünüz. En beğenilen dalış noktalarımızdan biri de Yatak Odası’dır. Harika görüntülerle sizi karşılayan ve güzel bir dalış noktası olan Yatak Odası ufak bir adadan ibarettir. Maximum derinliği 16 metredir. İsmini, yatak odasına benzeyen bir mağaradan alır ve harika bir dip yapısı vardır. Yeni dalışa başlayan adaylar için mükemmel bir parkur olup, hemen hemen her türlü kötü hava şartlarında bile dalışa uygundur. Buradaki dalış esnasında barakuda sürülerine rastlamak mümkündür. Ayrıca müren, çipura, akya, orfozlarla da karşılaşabilirsiniz. 45 dakika süren bir dalışla Yatak Odası’nda keyifli anlar yaşarsınız. Çeşme’deki diğer önemli dalış noktaları ise Ayrık Taş, No Name, 88 Taşları, Patlayan Taş, Ildır Mağaraları, Teke Dağı, Ildır Taş Adalar, Paşalimanı Taşlıklar, Boğaz Adası, Ildırı Fener Adası (Pırasa), Topuk, Deve Taşları, Madonna, Galer, Tektaş, Riko, Mengene ve Göbektaşı’dır.”

FULYA OMAÇ / ÇEŞME 

Canlı hayvan taşıma gemisiydi 

Monem, Almanya’nın Nürnberg şehrinde 75 metre uzunluğunda ve 13,5 metre genişliğinde yük gemisi olarak inşa edilmiş, denizlerdeki yolculuğuna 1956 yılında M/V Claus Grimbart adıyla başlamış, son olarak da Suriye bandırası ve Monem adıyla canlı hayvan ticareti amaçlı kullanılmış. Denizlerdeki ekonomik ömrünü tamamlayan Monem, 2004 yılı Kasım ayında Aliağa Nemrut Limanı’nda bulunan gemi söküm tesislerine götürülürken şiddetli esen bir fırtınada çekme halatının kopması sonucunda Çeşme açıklarında, Alev Adası’nın kuzeyinde dış bankonun önünde 18 metrede sulara gömülmüştü.

Dalış keyfi

Sualtının renkli dünyasına dalıp, keşifler yapmak isteyenlerin sabah saat 09.30’da tekneye gelerek kayıtlarını yolcu listesine yaptırmalarının ardından saat 10.00’da dalış yapılacak bölgeye doğru hareket edilir. Tekne kalktıktan sonra, bröve derecelerine göre kişiler gruplara ayrılır ve her grubun sorumlu dalış amiri belirlenir. Yaklaşık yarım saatlik bir yolculuğun ardından ilk dalış noktasına varılır. Hazırlıklar yapılır ve malzemeler kurulur. Gruplar sıralarına göre suya alınır ve dalışlar başlar. Bu sırada mutfaktan güzel yemek kokuları gelmeye başlar. Tüm dalışlar saat 12.30 - 13.00 gibi biter. Çalan çanın ardından yemeğe geçilir. Yemeğin ardından iki saate yakın dinlenme sohbet ve ikinci noktasına gidiş sürer. İkinci dalışlar da aynı sırayla yapılır. Dalışların bitiminde yorulan ve biraz da acıkan konuklara sıcak irmik helvası ikram edilir. Kaşıklanan helvayla birlikte dönüş yolcuğu başlar ve 17.00 sularında limana dönülür.

 

DERGİ ARŞİVİNDEN