İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Otların rüzgarlı öyküsü

Alaçatı’nın dinmek bilmez rüzgarına “otların öyküsü” eşlik etti. Yeşile bürünen meydanda boy gösterisi vardı birbirinden lezzetli ve şifalı Ege otlarının…

Esen yellerin denizle öpüştüğü, yel değirmenlerinin rüzgarla büyüleyici dansına tanıklık eden taş evleri ve tarihi dokusu ile İzmir’in en gözde tatil beldelerindendir rüzgarın oğlu Alaçatı. Kış aylarında sakinliğin hakim olduğu Alaçatı, yazın ziyaretçi akınına uğrasa da, modern tatil anlayışının bozamadığı kimliğini hala yaşatır dar sokaklarında… Yaz günleri denizi süsleyen sörf yelkenleri, rüzgar gülleri, ülkemizde yalnız Alaçatı’da yetişen sakız ağaçlarından yapılan sakız reçelleri, dondurmaları ve rakısı ününe ün katar Çeşme’nin bu şirin beldesinin.

Tatilcilerin uğrak yeri Alaçatı, kendine has tüm bu güzelliklerine ünlü otlarına sahip çıkarak düzenlediği festivali de ekleyerek, dünyaya duyurduğu Ege’nin yeşil dünyası ile yepyeni bir gündemle anılıyor şimdilerde…

Her birinin devası ayrı şifalı otları, evlerde sofraların, lokantalarda mezelerin vazgeçilmezi olarak Ege mutfak kültürünün de ayrılmaz bir parçası. 11 Nisan günü gerçekleşen “Otların Rüzgârlı Öyküsü” isimli festival, Ege’nin birbirinden lezzetli otlarının toprak anadan evlerin mutfaklarına yolculuğunu Alaçatı’nın Cami Meydanı’na taşıdı ve yeşile bürünen meydanda boy gösterisi vardı Ege otlarının…

Sabah saatlerinde hummalı bir hazırlık başladı festival alanında. Arapsaçı, şevketi bostan, radika, cibez, ısırgan otu, deniz börülcesi, turp otu, ebegümeci, kedirgen… Alaçatı’da yetişen bin bir çeşit ot yerini aldı tezgahlarda. Diğer yandan da stantlar kurulmaya başlandı, otların ve bitkilerden yapılan ürünlerin sergilendiği. Ve artık Alaçatı hazırdı “Otların Rüzgarlı Öyküsü”nü dinlemeye…

Meydanın bir yanında bitkilerden yapılan reçellerden kozmetik ürünlerine, ot çeşitleri ve otlu yiyeceklerden sakız ağacına kadar birçok ürün satışa sunulurken diğer yanda otların kıyasıya yarışı vardı. İki ayrı kategoride düzenlenen yarışmaların “Bin Bir Çeşit” kategorisinde doğadan en fazla ot çeşidini toplayan kişi olmak için kıyasıya bir rekabet varken, “Ot Aşı” kategorisinde Alaçatılı kadınların hünerli elleri en iyi otlu yemeği yaratabilmek için çalıştı.

Gün boyu yemekler tadıldı ve jüri üyeleri için zor bir karar anıydı en iyi hangisi diyebilmek. Ve sonunda kolay olmasa da 55 kişinin katıldığı “Ot Aşı” yarışmasının galibi, 40 çeşit ottan yaptığı salata ile Aysen Kadıbeşegil oldu. Yarışmada ikinciliği “Güveçte kuzu etli şevketi bostan” ile Şehnaz Uludağ alırken, “Enginar çanağında turp otu salatası” ile Özlem Koç üçüncü oldu. “Bin Bir Çeşit” yarışmasında da 101 çeşit ot toplayan Semra Aktaş Erden birinci olurken, ikinciliği Azime Tınaz, üçüncülüğü Recep Subaşı kazandı.

Meydanın bir yanında yarışmalar sürerken, stantların bulunduğu alanda ilgi çekici görüntüler vardı. Festival alanında kucaktan kucağa gezen sevimli köpek yavruları da birbirleriyle yarıştı sıcak bir yuva bulabilmek için. Çocukların boyama ve resim etkinlikleri de festivalin diğer renkli görüntüleriydi.

Güzel bir bahar gününü keyif katan festival ile uğurladı Alaçatı. Beldede yaşayan dört kadının hayali olan ve Belediye ile paylaştıkları fikirlerinin olumlu karşılanmasıyla doğan “Otların Rüzgarlı Öyküsü” önümüzdeki yıl tekrar okunmak için rafa kaldırıldı ama yıl boyunca tencerelerde kaynamaya devam edecek Ege’nin lezzetli otları. Bir de müjde geldi Alaçatı Belediye Başkanı Muhittin Dalgıç’tan. İlerleyen günlerde Ot Festivali’ni renklendiren otlar ve yemeklerden oluşan bir kitap çıkaracaklar. Artık “Otların Rüzgarlı Öyküsü” her evde okunacak…

Sağlık iksiri Ege otları

Ege’nin mutfak kültürünün ayrılmaz parçası olan otlar, aynı zamanda sağlık iksiri. Ege’nin bin bir çeşit otundan bazılarının, hekime danışmadan kullanmamak şartıyla, sağlığa fayları da şöyle:

Isırgan otu: Akciğeri güçlendiriyor, kanseri önlüyor. Salata, kavurma ya da ıspanak gibi pişirilerek ya da çiğ yenebiliyor.

Şevketi bostan: Balgam söktürüyor, bronşite iyi geliyor. Terbiyeli, etli ya da pirinçli pişiriliyor.

Arapsaçı: Kandaki üreyi düşürüyor, burun tıkanıklığını açıyor ve cildi koruyor. Haşlanarak, kavrularak ya da etle terbiyeli pişirilerek yenilebiliyor.

Radika: Kas romatizması, kas uyuşması, vücut ısısının ve kan şekerinin düşürülmesine yarıyor. Çiğ ya da haşlanıp salata olarak tüketiliyor.

Ebegümeci: Nefes darlığına iyi geliyor, böbrekleri temizliyor, kanın pıhtılaşmasını sağlıyor, dalak hastalıklarını ortadan kaldırıyor.

DERGİ ARŞİVİNDEN