İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

1000 yaşındaki doğa anıtı

İnsanoğluna doğanın heybetini kanıtlarcasına yüzyıllardır ayakta durur Kunduracı Çınarı. Gövdesine asılmış ‘’Tabiat Anıtı’’ tabelasını gururla taşırken, Buca Kaynaklar’da tarihe tanıklığıyla ziyaretçilerini selamlar. 

Hazırlayan: Şükran NURLU /Çevre Mühendisi

Bir köye yolunuz düştüğünde meydanını, köylünün toplanıp da ahşap sandalyelerinde ince belli bardaklarda çayı yudumladığı köy kahvesini bulmanız zor değildir. Çünkü o ulu ağacın olduğu yerdedir, o çınarın altında.

Çınar, büyük çayırlık ve mesire yerlerinde, köy meydanlarında gölge ağacı olarak dikilir. Yaprakları tozdan ve gazlardan fazla etkilenmez. Büyük endüstri şehirlerinin caddelerinde, park ve bahçelerinde boy göstermeye başlaması da bu özelliğindendir. Doğrudan güneş ya da hafif gölge sever. Toprak isteği bakımından çok seçici değildir.

Genç yaşlarından itibaren hızlı bir büyüme yapar. Kütük sürgünü verme özelliği vardır. Ömrü ise bilindiği gibi çok uzundur. Yaşlı çınarlar zamanla içleri çürüyüp boşalsa bile yaşamlarını sürdürürler.

İşte buna en güzel örneklerden birisi İzmir’in Buca İlçesi Kaynaklar Köyü’ndeki Kunduracı Çınarı’dır. İnsanoğluna doğanın heybetini kanıtlarcasına 10 asırdır ayakta durur. Gövdesine asılmış ‘’Tabiat Anıtı’’ tabelasını gururla taşırken, tarihe tanıklığıyla selamlar ziyaretçilerini. Boşalan gövdesinde yıllarca faaliyet gösteren kundura dükkânının, ona bu adı verdiği söylenir. Bir başka rivayete göre ise kunduracı örsüne benzetildiğinden adı Kunduracı Çınarı olmuştur.

Köy tüzel kişiliğine aittir Kunduracı Çınarı. Boyu 30, gövde genişliği ise 4 metreyi bulur. 29 Nisan 1994 tarihinde anıt ağaç olarak tescil edilmiş ve 1500 m2 alanda korumaya alınmıştır.

Sizi, ilimizdeki bu eşsiz değeri ziyarete çağırıyoruz. Dikeceğiniz bir fidan belki bir gün Kunduracı gibi heybetli bir tabiat anıtına dönüşür diyoruz ve yazımızı Tevfik Fikret’in şiiriyle noktalıyoruz.

ÇINAR 

Hani bir gün seninle Topkapı’dan

Geliyorduk; yol üstü bir meydan

Bir çınar gördük; Enli, boylu, vakur

Bir ağaç; hiç eğilmemiş, mağrur

Koca bir gövde, belki altı asır

Belki ondan da fazla dalgın, ağır

Kaygısız bir ömür sürüp gelmiş;

Öyle serpilmiş, öyle yükselmiş.

DERGİ ARŞİVİNDEN