İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

St Antonio di Padova Kilisesi

İzmir’in Bayraklı ilçesinde bulunan ve gotik mimarinin özelliklerini taşıyan  St Antonio di Padova Kilisesi, şimdilerde sadece mahallede oturanlar tarafından kullanılsa da heybetli binasıyla geçmişte geniş bir cemaate hizmet verdiğinin ipuçlarını veriyor

 

Yazı: Alex Baltazzi

 

Fr. Vicenzo Rino Succi bu kilisenin oldukca ilginç bir hikayesi olduğunu anlatmıştır. Anlatılanlara göre Bayraklı’da şu anda kilisenin bulunduğu alandaki binaların içerisinde olduğu alan Yahya Hayati Paşa’ya aitmiş. O da Fransız asıllı bir Yunan girişimci olan Thrasivoulo Pittaco ile anlaşarak bu bölgede bir kilise yapılmasına karar vermiş. Kilisenin inşaatı 1899 yılında, Bayraklı’nın ilk sakinleri Capucinler tarafindan başlatılmış. Fr. Vicenzo Rino Succi’nin kitabına göre, kilisenin yapımı için İzmir Baspiskoposu Monseigneur Timoni’den izin alınmış. T. Mattecich, G. Delattola, John Livorness, Widow E. Livorness, A. Marcara, Widow V. Johnson, Luigi Cirry, Policarpe Tius, Mme Warren, François Jamafta bu iznin altında imzaları bulunan Bayraklı sakinleri...

En sonunda 1904 yılında kilisenin yapımı için tüm izinler alınmış ve inşaat başlamış. Oldukça heyecanlı ve telaşlı bir sürecin sonunda kilise St Antonio di Padova ile İzmir’de tanınan bir aziz olan ve Yunan ortodoks cemaati tarafından Agios Fanourios adıyla anılan St Expedite adına yapılmış.

Küçük bir cemaati var

Nisan 1904’te kiliseye gelir sağlamak amacıyla bir çekiliş düzenlenmiş. Dönemin Fransız Konsolosu Mr. Blanc bunun için bir komisyon kurmuş. Komisyonun başkanı Mr. Emile Perrossier ve üyeler de Charles (Junior) Salzani, Pierre Mihiere Col ve Ernest Bon olmuş. Halkapınar’da bir piknik düzenlenmiş, Diana Hamamlarında konserler verilmiş, bir çekiliş düzenlenmiş ve pazar kurulmuş.  Birçok insan bu etkinliğe katılmış ve kilise için 100 lira toplanmış. 12 Haziran 1904’te ilk taşın konulması sırasında yapılan törende Fransız Yardımcı Konsolosu Mr. Gabriele Barre de Lancy, Papaz Canonico Varthaliti, Vicario Generale, Papaz Antonio Macroniti, Papaz Policarpo Scagliarini ve kilise yönetiminden birçok kişiye ek olarak mimar Raymond Charles Péré, Mr Emile Perossier ve Mr Emilio Mattecich Petrini de bulunmuş. Ancak inşaatta bazı gecikmeler olunca 1921 yılında Mr & Mrs Nicola Apack, Tommaso Prelorenzo, Giacomo Apack, Giovanni Varthaliti, Edward Ceteaux ve Marco Zaloni’den oluşan yeni bir komisyon kurulmuş ve proje iptal edilmiş. 1922 yılında ise proje tamamlanmış. 

1904 yılında kilisenin 300 aileden oluşan bir cemaati varmış. Bu rakam 1923 yılından sonra iyice azalmış. Bugün, kilisenin sadece küçük bir cemaati var, o da mahallede yaşayanlar. 

Neo Romanesk stilin özelliklerini taşıyor

Binanın dikdörtgen bir planı ve bir sahanı bulunuyor. Kilise guneydogu-kuzeybati ekseninde uzanıyor. Kilisenin ana girisi batıda. Kilisenin batı kısmında, ahşap merdivenle ulaşılan bir hol bulunuyor. Sahinin her iki tarafinda da üçer oval pencere bulunuyor.

Binanin dış cephesi oldukça sade ve Neo Romanesk (gotik) mimari stilinde yapılmış. Kemerli girişin üzerinde büyük gül biçimli bir pencere bulunuyor. Yapıldığı tarihte kilisenin iki çan kulesi olduğu biliniyor.

Duvarlarda St. Anthony’i degişik senaryolarda gosteren resimler bulunuyor. Resimlerin bir çoğu Jack Edizel tarafindan 1971’de yapılmış. Yapıda birçok sade ve dekore edilmemiş mozaik cam bulunuyor. Gül penceresinin her kısmı değişik renkli mozaik camlardan yapılmış.

Kilisenin arkasında eksiden İtalyan Okulu olarak kullanılan bir bina bulunuyor. 1904 yılında inşa edilmeye başlanan ve 1907 yılında açılan okul, 1927 yılındaki kapanışına kadar Türk ve İtalyan öğrencilere eğitim vermiş. Bina şu anda kullanılamaz halde.

DERGİ ARŞİVİNDEN