İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Ressam Ayten Mungan

Kalplerin uyanışına tanıklık ediyor

 

Yazı ve Fotoğraflar: Derya Şahin

Osmanlıdan günümüze kadar gelen ebru, minyatür ve hat gibi sanatları kendine özgü farklı bir teknikle özdeşleştiren Ayten Mungan, resimleriyle insanların kendi içsel dünyalarında bir serüvene çıkıp ruhsal yapılanmalarını tamamlamalarına, kısaca kalplerin uyanışına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Pek çoğumuzun gerekliler üzerine kurup, kendi ellerimizle hapishaneye çevirdiğimiz hayatları var. Öyle hızlı düşünüyor, karar veriyor, hareket ediyoruz ki, ne mutluluğumuzu ne de hüznümüzü layıkıyla yaşıyoruz. O koşturmacanın içinde sıkışıp kalınca da farkındalıklarımızı yitiriyoruz. Öyle bir an geliyor ki, okuduğumuz bir yazı, izlediğimiz bir film, bir dost sohbeti yitirdiklerimizi anımsatıp başka bir dünyanın kapılarını aralıyor. Tıpkı Ayten Mungan’ın resimleri gibi. Onun kendini bulma yolunda yaptığı yolculuğunu anlattığı resimler, görenleri de kendi içsel yolculuklarına çıkmaya teşvik ediyor.

Başta Murathan Mungan olmak üzere pek çok sanatçının yetiştiği Mardinli Mungan ailesinin bir mensubu Ayten Mungan. Küçüklüğünden bu yana resme ilgi duyan ve bu alanda öğrenim görmek isteyen Mungan, masraflı olduğu için bu isteğinden feragat edip, tarih eğitimi almış. Ancak, resim yapmaktan hiç vazgeçmemiş. Önce Şeref Bigalı ile çalışıp alt yapısını sağlamlaştırmış. Ardından farklılık aramaya başlamış. Bu da onu soyut resme yöneltmiş. O dönemde Feriha Turan ile çalışan Mungan, ebruya da ilgi duymaya başlamış. Ebru teknesinde sudaki aksini görmesi, onu kendi içinde bir yolculuğa çıkarmış. İşte bu keşif ona farklı bir dünyanın kapılarını aralamış. Mungan, bu yolculuk boyunca hissettiklerini, yaşadıklarını hep resimle anlatmış. Ama bunu yaparken o zamana kadar bilinmeyen ve kendi geliştirdiği bir tekniği kullanmış; klasik ebru tekniğini yağlı boya ile özel bir kâğıda çalışmış.

Osmanlıdan günümüze kadar gelen ebru, minyatür ve hat gibi sanatları kendine özgü farklı bir teknikle özdeşleştiren Mungan, sanatın her daim gelişme göstermek zorunda olduğuna inanıyor. Bugüne kadar yurtiçi ve yurtdışında toplam 44 sergi açan, resimleri çeşitli yurt içi yurt dışı koleksiyonlarda yer alan sanatçı, Türkiye’yi temsilen katıldığı yarışmalarda önemli başarılara imza atıyor. Geçtiğimiz yıl Çin’de düzenlenen The Second Master Cup International Illustration Biennial resim yarışmasında 6 ödül birden kazanan Mungan, Bulgaristan’da yapılan The Second Lessedra İnternational Painting and Mixed Media Competition ve Amateras Annual Paper Art Exhibition’da ödüle layık görüldü. Sanatçı son olarak Çin’de düzenlenen The Second Gold Panda International Cartoon and Illustration Competition’da jüri özel ödülüyle ödüllendirildi. Sanatçının resimlerinden biri de Almanya’da basılan Cemil Kavukçu’nun “Gamba” adlı eserine kitap kapağı oldu.

Mungan resimlerinde belli bir çizgiye bağlı kalmadan yaşamın ve yaşadıklarının izlenimlerini kendine özgü simgelerle, soyut ve spiritüel bir yöntemle anlatıyor. Uygulanması zor bir malzemeyle çalışan sanatçı, eserlerinde genellikle kadın, yaradılış, değişim, yeniden doğuş gibi temaları işliyor.

Sanatçının geliştirdiği yöntemin en dikkat çekici özelliklerinden biri de renkleri cesurca kullanması. Mungan’a göre müzik ve matematik gibi renkler de evrensel. Renklerle oynamayı seven sanatçı, enerjik kırmızı ile huzur veren yeşili, güçlü siyah ile cesur beyazı, özgür mavi ile asil moru, neşeli sarı ile sıcacık turuncuyu eşleştirerek bir ahenk oluşturuyor. Mungan, renklerin kendisi için ifade ettiği anlamı şöyle özetliyor: “Bilim adamları ve felsefeciler bu dünyada yaşamamızı iki şeye bağlıyor, bunların birincisi sağ kalmak, diğeri ise hayattan zevk almak. İşte ben ikincisinde renklerin çok büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Bana göre herkesin bir rengi var. Örneğin kendi rengimin turuncu olduğuna inanıyorum, çünkü ruhsal bilgeliğe doğru bir yolculuk yaptığımı düşünüyorum.”

Sanatçı, ünlü filozof Lao Tse’nin “Başkalarını anlamak bilgelik, kendini anlamak aydınlanmadır” sözünden hareketle çıktığı bu yolda, bıraktığı izlerle sevgi, mutluluk, değişim dalgaları yaratmayı, hoşgörüsüzlüğü kaldırmayı, insanların kendi içsel dünyalarında bir serüvene çıkıp ruhsal yapılanmalarını tamamlamalarına kısaca kalplerin uyanışına katkıda bulunmayı amaçlıyor.

Hayata bakış açımı esnetip, sorunları, yaşadıklarımı sindirmeyi resimle başardığını belirten Mungan’ın resme gönül veren gençlere de bir tavsiyesi var: “Resim çalışanlara önerim, mutlaka işin eğitimini alsınlar ama resim yaparken de, yaşarken de beyinlerini sınırlamasınlar. Şu ya da bu akıma uymaya çalışırken orijinalliği yakalayamıyorlar. İçlerinden nasıl geliyorsa çalışsınlar. Resim estetiktir, insanın iç dünyasının güzelliklerini ortaya çıkarır. Çok emek verirseniz mutlaka başarılı olursunuz. Ne işle meşgul olursanız olun, merakınızı ve heyecanınızı yitirmeyin. İnsanı başarıya götüren de budur.”

 

DERGİ ARŞİVİNDEN