İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Tüp bebekte başarı yeni yöntemle artacak

Türkiye’nin ilk tüp bebeğinin gözlerini dünyaya açtığı İzmir’de, çiftlerin yıllarca kurduğu bebek hayaline ulaşmaları hiç de uzak değil…

Sağlık turizmi hedefinde emin adımlarla ilerleyen İzmir, tüp bebek tedavisinde de iddialı. Kentteki kamuya ait ve özel tüp bebek merkezleri, kullandıkları dünya standartlarında tıp teknolojisi ve uzman kadrolarıyla ailelere hayatlarının en güzel anlarını yaşatıyor.

Türkiye’nin ilk tüp bebeğinin 1989’da Ege Üniversitesi’nde dünyaya gelmesi, İzmir’in bu konudaki öncülüğünün ve gelişmişliğinin de göstergesi. Üstelik Avrupa ülkeleri ve Amerika’daki maliyetlere göre, İzmir’de tüp bebek sahip olmak çok daha avantajlı.

Ege Üniversitesi Aile Planlaması ve Kısırlık Uygulama ve Araştırma Merkezi bünyesindeki Tüp Bebek Merkezi, tüp bebek tedavisinde Türkiye’nin yol gösterici kurumlarından biri.  1988 yılında ülkenin ilk tüp bebek merkezi olarak kurulan merkezin Müdürü Prof. Dr. Erol Tavmergen, tarihi bir öneme sahip merkezin, ülkenin ilk tüp bebeğini dünyaya getirmesinin önemini vurguluyor.

Tüp bebekte başarı oranının yaşa ve uygulama sebebine göre değiştiğini anlatan Tavmergen,

“İdeal koşullarda, durumları uygun olan bir çift için başarı oranı yüzde 35 - 40 arasında değişir. Yasa gereği 35 yaş üzeri iki embriyo transferi yapılabiliyor ama bu defa da yaştan dolayı şans azalıyor ama yine yüzde 40 - 45’ler seviyesinde. Çok basit infertilite (kısırlık) sebebi olup, tüp bebek uygulanması gereken çok genç hastalarda, başarı oranı yüzde 70’lere kadar çıkabiliyor.” diyor.

Aynı zamanda Üreme Tıbbı Derneği Genel Sekreteri de olan Tavmergen’in müdürlüğünü yaptığı merkez, her yıl yaklaşık bin tüp bebek uygulaması yapıyor. Atravmatik sonuçlar için endoskopik cerrahinin uygulandığı merkezin fark yaratan bir diğer özelliği de PGT, yani Preimplantasyon Genetik Tanı. Ege Tüp Bebek Merkezi, Preimplantasyon Genetik Tanı’nın aynı merkezde uygulandığı Türkiye’deki tek hastane. PGT, genetik analizle yapılan tüp bebek tedavisi olarak son yılların en önemli tıbbi gelişmelerinden biri. Çiftlerde bazen gebe kalınmasını engelleyen kromozomal problemler ya da embriyolarda Akdeniz anemisi, down sendromu gibi bebeğe geçme riski yüksek olan hastalıklar bulunabiliyor. Hastalıklı hücrelerin ayıklanması için mikroenjeksiyon yapıldıktan üç gün sonra bir hücre kabuğunun dışına alınıyor ve genetik analiz yapılıyor. Genetik analiz embriyo hakkında fikir veriyor. Embriyo sağlıklıysa transfer ediliyor.

İlk kurulduğu günden bu yana Türkiye’nin her yerinden hastalara bebek sevinci yaşatan Ege Tüp Bebek Merkezi, son yıllarda İzmir’e yurtdışından direk seferlerin artmasıyla yabancı hastaları da tedavi ediyor. “İzmir bu noktada çok daha şanslı” diyen Prof. Dr. Tavmergen,  “İzmir sakin bir şehir. Ayrıca yenilikleri takip açısından hekim camiasının birbiriyle iletişimi çok kuvvetli. Direkt uçuşların artması İzmir’e ulaşımı kolaylaştırdı. Tedavi için kentimize gelen bir hasta kültürel, tarihi geziler yapabilir, termal kaynaklardan faydalanabilir.” diyor.

Ege Doğumevi

İzmir’in bir başka tercih edilen tüp bebek merkezi Ege Doğumevi ve Kadın Hastalıkları Eğitim ve Araştırma Hastanesi bünyesinde bulunuyor. 2009 yılında faaliyete geçen merkez, bugüne kadar başvuran 700 vakadan 489’una embriyo transferi gerçekleştirdi. Merkez kurucu uzmanlarından Op. Dr. Ahmet Seçkin Önoğul, devletin tek embriyo transferine izin veren uygulamasına rağmen merkezlerinin başarı oranının yüzde 39,7 olduğunu belirtiyor. Beş kadın doğum uzmanı ve sekiz hemşirenin görev yaptığı merkez, teknolojik altyapısı, uzman kadrosu ve özel odalarıyla anne-baba adaylarına kaliteli sağlık hizmeti sunuyor.

Tüp bebek süreci

Ege Kadın Doğum Evi Tüp Bebek Merkezi’nde tüp bebek uygulaması için başvuran hastanın hazırlık süreci yaklaşık bir ay sürüyor. İlk etapta bilgilendirici hemşire kadrosu, hastaya devlet yardımları ve maliyetler hakkında bilgi veriyor, ilk tetkiklerini yaptırıyor. İkinci aşamada hastanın dosyası uzman kuruluna sunuluyor. Çiftin tüp bebek uygulaması için uygun olduğuna karar verilirse, gerekli ilaçlar yazılıyor. Üçüncü aşamada tedaviye başlanıyor. İlaç uygulaması ve ultrason takip süresi yaklaşık 15 gün sürüyor. Uygun yumurtaların oluşumu saptandıktan sonra, yumurta toplama işlemi gerçekleştiriliyor. Laboratuar ortamında spermle yumurta birleştiriliyor ve embriyo oluşması sağlanıyor. Yumurta toplanma işleminin ardından devam eden iki ila beş günlük süreç sonunda oluşan embriyo rahme transfer ediliyor. Anne adayında herhangi başka bir olumsuz durum oluştuğu takdirde embriyo donduruluyor, hastanın tedavisinin ardından embriyo tekrar transfer ediliyor. 

DERGİ ARŞİVİNDEN