İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Mitolojik bir gezi: Kaz Dağları

Dünyanın en büyük oksijen depolarından Kaz Dağları’na küçük bir yolculuk yapmak istemez misiniz?  

Fotoğraflar / Photographs:

Işık Teoman / Emrah Elmas – Serap Tetik (Edremit Belediyesi Basın Merkezi)

Ege Bölgesi’nin zengin coğrafyası, İzmir’e gelen turistlere sayısız günübirlik gezi alternatifi sunuyor. Balıkesir ve Çanakkale kentlerinin sınırında yer alan, gözlere yeşil, ciğerlere oksijen bayramı yaşatan Kaz Dağları da bu alternatiflerin en cazip olanlarından. 

Endemik bitkileri ve yeşilin her tonuna rastlayabileceğiniz doğası, doğa yürüyüşleri gerçekleştirebileceğiniz onlarca güzergah, hüzünlendiren efsaneleri Kaz Dağları’nın vaat edip de gerçekleştirdiklerinden. Yeşilin tonlarıyla bezenmiş bir tablo gibi duran Kaz Dağları’nda bir gününüzü dolu dolu geçirebileceğiniz pek çok gidilecek ve görülecek yer var. Şahindere Kanyonu, Ayazma, Sütüven göletleri gibi doğal güzellikler, taş evleri ile dikkat çeken köyler, orman gözetleme kulelerinin yer aldığı manzara noktaları, şifalı sular, Sarıkız Şenlikleri ile dikkat çeken Sarıkız Tepesi önerebileceklerimiz arasında…

Mitolojik ismi İda Dağı olan Kaz Dağları, farklı efsanelerin baş mekanı olarak geçiyor. Dağın adının Giritli denizciler tarafından, Girit’te Zeus’un doğduğu İda Dağı’na atıfta bulunmak için İda konduğu yer alıyor Yunan mitolojisinde. Paris’in Altın Elma’yı Afrodit’e vermesi sonucu, dünyada ilk güzellik yarışmasının yapıldığı yer olması, bu güzellik yarışmasının sonuçları nedeniyle de tarihte meşhur Troya savaşlarının çıkması da mitler arasında yer alıyor. Sarıkız’ın hüzünlü öyküsü ve kavuşamayan genç aşıklar Hasan ile Emine’nin hikayeleri de Kaz Dağları’nın Türk efsanelerinden.

Homeros, ünlü İlyada destanında da “bol pınarlı, vahşi hayvanlar anası” diye bahsediyor Kaz Dağları’ndan. Dağın her yerinde bin 500 metre rakımda dahi yaz kış suyu olan kaynaklar, Edremit, Akçay ve Altınoluk’un ihtiyacını karşılayan eriyen kar sularından bol soğuk suyu Homeros’un destanını doğrular gibi.

Geniş bir alana yayılan Kaz Dağları’nda elinizi attığınız her yerden tarihi ve doğal bir güzellik fışkırıyor. Bilinen tarihi milattan önce 2000’li yıllara dayanan Kaz Dağları’nda çağlar boyunca çeşitli medeniyetler barınmış. Thebe, Lyrnessos, Khrysa, Killa, Anderia, Antandros, Adramytteion, Astrya ve Gargara gibi Kaz Dağları’nda kurulan kentlerin birçoğu Troya Savaşları sırasında yok edilmiş. Kentlerin kalıntılarından Şahin Kale, Kaz Dağları’ndan görebileceğiniz tarihi yapılardan. Şahin Dere kanyonunun başlangıcında bulunan kale, milattan sonra 672 - 678 ve 717 yıllarında İstanbul’u iki kere kuşatan ve Batı Anadolu’ya da gelen İslam ordularından korunmak amacıyla, Antandros kentinin halkı tarafından kurulmuş.  Bölgenin sarp ve ulaşımın zor olmasından dolayı büyük bir kısmı günümüze kadar ayakta kalabilen kalenin civarında yerleşime ait kalıntılar da bulunuyor. Adatepe ise (Gargaran Tepesi), eski Yunan kültürüne göre tanrılarına kurbanlar sunmak üzere yapılmış bulunan Zeus Sunağı’na ev sahipliği yapıyor.

Kaz Dağları’nda halen geleneksel dokularını hiç bozmadan yaşantılarını devam ettiren Türkmen köylüleri sıcakkanlı yaklaşımlarıyla gezinizi daha bir keyifli hale getiriyor. Her yıl Ağustos ayının son 15 günü Sarıkız Tepe’de düzenlenen geleneksel Sarıkız şenlikleri, Türkmen köylülerinin yöresel kıyafetleri ve adetlerine uygun olarak çadırlar kurdukları yayla yaşantıları şenliği renklendiriyor. Şenlikte tarihte bilinen ilk güzellik yarışmasının yapıldığı Ayazma’da halen her yıl bu gelenek devam ettirilip, Kazdağı Güzeli de seçiliyor.

Büyük bir kısmı ormanlarla kaplı olan Kaz Dağları’nda, yerleşimin çok nadir görülmesi doğal dokunun da bozulmamasını sağlıyor. Bir diğer neden ise, dağın Edremit sınırlarında kalan bölümünün Milli Park olarak ilan edilmesi…

Milli Park’ta belirlenen gezi güzergahlarına isterseniz aracınızla isterseniz yürüyerek gidebiliyorsunuz. Güzergahlardan Şahin Deresi, zorlu bir parkur olmakla birlikte, yorulduğunuza değecek güzelliklerle sizi ödüllendiriyor. Araçla gidilmesi gereken parkurda, Avcılar Köyü girişinde arazi araçları kiralayabiliyorsunuz. 37 kilometre uzunluğundaki güzergahta, Şahindere Kanyonu’nun kimi zaman ürküten, ancak etkileyici manzaraları yolculuğunuza eşlik ederken, yazın da derenin soğuk sularına girebiliyorsunuz. 

Bir diğer parkur ise Sarıkız güzergahı. Zeytinli Köyü’nden başlayan, zeytin ve kızıl çam ağaçlarının arasında yapılan yürüyüşle üç kilometre sonra Milli Park girişine ulaşabiliyorsunuz. Kaz Dağları’nın endemik bitkilerine rastlayabileceğiniz, bin 726 yükseklikteki Sarıkız Tepesi, Edremit Körfezi’ne doğru uçuyormuşsunuz havası da yaratıyor.

Nasıl gidilir?

İzmir’den Menemen - Aliağa - Ayvalık - Gömeç - Burhaniye - Edremit güzergahlarını takip eden karayoluyla yaklaşık 3,5 saatlik bir sürede Kaz Dağları’na ulaşmak mümkün. Edremit’ten Kaz Dağları’na Zeytinli, Kızılkeçili Köyü, Güre Köyü ve Altınoluk istikametinden orman yollarıyla gidiliyor.

DERGİ ARŞİVİNDEN