İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Salih İşgören

Hayatını hayırseverliğe adayan Salih İşgören, İzmir’de kazandıklarını yine İzmir için harcayan bir işadamı. İşgören, yaptığı bağışlar ile herkese örnek oluyor…

İzmir sokaklarında yürürken bir okulda görürsünüz adını, sonra bir hastanede ya da bir huzurevinde. Hayatını hayırseverliğe adayan Salih İşgören, İzmir’de kazandıklarını yine İzmir için harcayan bir işadamı. İzmir’e kazandırdıklarına ve uzun yıllar sonunda biriktirdiği servetini, İzmir halkının hizmetine sunmasına rağmen tüm mütevazılığıyla karşılıyor beni. Hikayesini dinlerken, dersler alıyorum kurduğu her cümleden. Sesindeki ton ve gözlerindeki ışık, içindeki İzmir sevdası ve yardımsever duruşunu betimler nitelikte.

Salih İşgören 1925 yılında, belki de bir gün adının İzmirliler tarafından saygı ve minnetle anılacağını tahmin edemeyeceği bir hayata açmış gözlerini. Zengin bir aileden gelmesine rağmen babasının iflası ile değişen hayatları, hem çalışıp hem okumaya yönlendirmiş onu. O yılları şu cümlelerle anlatıyor İşgören:

“Liseye başladığımda, sabahları bardacık satarak hem çalışıp hem okumaya devam ettim. Öğretmenimin, ‘Senin kafan ticarete çok yatkın, ticarete yönelmelisin’ sözleri beni ticaretle uğraşmaya teşvik etti. 16 – 17 yaşlarında Fehmi Amca’yla birlikte Milas’a gider, meyve bahçelerinin ürününe ortak olarak İstanbul’a pazarlardık. O zamanlar Karşıyaka’nın çileği çok meşhurdu. Karşıyaka’dan aldığımız çileği İstanbul’da, oradan aldığımız çiroz balığını da İzmir’de satardık. Giderek iyi kazanmaya başladım. Kazandıklarımı da biriktiriyordum; çünkü para kuş gibidir, gevşek tutarsan uçar, sıkarsan ölür. Ticarette parayı bin lira yapmak çok zordur; fakat bin liradan sonra çabucak büyür. Parayı kazanmak kadar tutmak da çok önemlidir. Bugünkü servetim bedensel çalışmakla değil, yaptığım yatırımlarla oluştu. Yatırım yaparken, sermaye kendinin olursa işlerinin büyümesi daha kolay olur.”

Salih İşgören’in gençlik yıllarında zengin olma hayalleri ile sarıldığı ticaret hayatı, işine duyduğu aşkla büyük bir servete dönüşmüş. İşine duyduğu sevgiyi, “Gecelerime üzülürdüm, sabahı zor beklerdim, sabah olsun da işimin başına gideyim diye düşünürdüm.” sözleriyle anlatıyor. Lise eğitimini bitirdikten sonra 1945’te İzmir Borsası’nda başladığı ticaret hayatı, sonraki yıllarda otomotiv alanında devam etmiş. Başarılı çalışmalarıyla İzmir’in saygın iş adamlarından biri olan İşgören, hayır işlerine de adını dilinden düşürmediği merhum eşi Nevvar İşgören’in teşvikiyle başlamış:

“Beni bu hayır işlerine yönlendiren sevgili eşimdir. Tofaş’ın başbayisiyken Nevvar Hanım, Vali Vecdi Gönül’den bir okula ihtiyaç olduğunu duymuş, bana: ‘Okul yaptırırsan sermayen azalır mı?’ diye sordu; ben de: ‘Hayır, azalmaz.’ deyince: ‘Hayır yaparsan Allah daha çok verir.’ diyerek beni teşvik etti. İlk yaptırdığım okul Salih İşgören İlköğretim Okulu’dur. O okulu yaptırırken geceler boyunca çalıştık. Gerçekten de sevgili eşimin dediği gibi, hayra başladım, sermayem bozulmadı, Allah daha çok iş verdi, ben daha çok kazandım ve daha çok bağışlar yapmaya başladım. Eşimin desteğiyle biri bitmeden diğer bağışa başladım. Karıcığım olmasaydı bu kadar olmazdı. Eşimin kendisinde olan ve bende de oluşturduğu hayır yapma aşkı hiç bitmedi.”

Eğitime yüzde yüz destek

Servetini İzmir’e harcayan hayırsever işadamı Salih İşgören, yaptığı bağışlarla eğitime de yüzde yüz destek veriyor. İzmir’e kazandırdığı okullar ve yurtlar ile gençlerin iyi bir gelecek kurmaları için de çalışan İşgören, mezun öğrencileri yüksek öğrenim yaparken maddi olarak desteklemeye devam ediyor. Zaman zaman okullarından mezun olan öğrencileri ile karşılaştığ ında duyduğu mutluluğu ifade eden Salih İşgören, bir anısını da paylaşıyor: “Dışarıda gezerken, okullarımdan mezun olan biriyle karşılaşmak beni çok mutlu ediyor. Bir gün arkadaşlarımla dışarıda yemek yerken garson, elinde bir şişe şampanyayla geldi ve arka masadan bir öğrencimin gönderdiğini söyledi. Hemen gidip tanıştım, 25 – 26 yaşında bir avukattı; ‘Salih Amca ben sizin okulunuzdan mezunum’ dediğinde çok duygulandım. Gittiğim yerlerde Turizm Otelcilik Lisemizde okuyup da staj yapan öğrencilerimi görünce çok mutlu oluyorum.” Anısını dinlediğimde gençlere ne kadar çok önem verdiğini bir kez daha anlayarak, “Yeni nesle önerileri var mı?” diye sormadan edemiyorum. Tüm içtenliğiyle şu cümleler dökülüyor ağzından:

“Öncelikle sevdikleri işi yapmaları gerekir. Ben ticareti sevmeseydim bu kadar başarılı olamazdım. Bunun yanı sıra dürüst ve çalışkan olacaklar, bir de kazandıklarının hayrını yapacaklar.”

 

Ödüllerle gururlanıyor

Hayırseverliği ile İzmirlilerin gönlünde taht kuran Salih İşgören, aldığı sayısız ödülün yanı sıra Cumhurbaşkanlığı Üstün Hizmet Madalyası’nı da almış bir işadamı. “Bu madalya, alınabilecek en büyük ödüldü. Bu ödülü Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in elinden 1997 yılında aldım ve çok gururlandım.” diyen İşgören’e bir ödül de Amerika’dan gelmiş. Geçtiğimiz yıl Melvin Jones Fellow Ödülü’nü alan Salih İşgören, duygularını şöyle anlatıyor: “Bu ödül Amerika’da her yıl değişik ülkelerden, insanlığa yararı olmuş kişilere verilen uluslararası Melvin Jones Fellow Ödülü’dür. Bu sene bana vermeyi uygun görmüşler, çok sevindim.”

 

Yardımlar vakıf aracılığıyla yapılacak

Servetini İzmir’de elde ettiğini ve bu yüzden de bağışları ile İzmir’e katkıda bulunduğunu dile getiren Salih İşgören, eşinin vefatının ardından kurduğu vakıf ile İzmir’e yardımlarını ölümsüzleştirmiş:

“Sevgili eşim ölünce yalnız kaldım. Ben öldükten sonra servetimin iyi idare edilebilmesi için bir vakıf kurdum. Bütün gelirimi Türk Silahlı Kuvvetleri’ne, Milli Eğitim’e, sağlığa, şehit ailelerine ve sosyal hizmetlere belirli oranlar dahilinde taksim ettim. Her yıl, gelirlerimden belli oranlarda bu kurumlara vakıf tarafından yardım yapılıyor. Hiçbir gayrimenkul satılmadan, elde edilen gelirler kullanılacak. Bu gelirlerle yeni kurumlar yapacaklar veya benim kurumlarımı yenileyecekler.”

Katkıları ile İzmirlilerin için unutulmaz isimler arasında ilk sıralarda yerini alan İşgören, yaptığı bağışlar ile örnek bir birey olarak da yer ediyor hafızalarda. Okullarında yetişen öğrencilerden, hastanelerinde şifa bulan hastalara ve huzurevlerinde yaşayan yaşlılara kadar pek çok kişi, şükranla anıyor Salih İşgören adını. 

İşgören Ailesi’nin İzmir’e kazandırdıklarından bazıları:

“Salih İşgören İlköğretim Okulu, Nevvar – Salih İşgören Anadolu Meslek Lisesi, Balçova Nevvar – Salih İşgören Lisesi, Gaziemir Nevvar – Salih İşgören Anadolu Lisesi, Gaziemir Nevvar – Salih İşgören İlköğretim Okulu ve Anaokulu, D.E.Ü Sağlık Hizmetleri Meslek Yüksekokulu, D.E.Ü. Hemşirelik Yüksekokulu, Nevvar – Salih İşgören Kız Teknik ve Meslek Lisesi, Nevvar – Salih İşgören Teknik ve Endüstri Meslek Lisesi, Nevvar – Salih İşgören Denizcilik Meslek Lisesi, Nevvar – Salih İşgören Alsancak Devlet Hastanesi, Balçova Nevvar – Salih İşgören Sağlık Merkezi, Kızılay Kan Merkezi’ne Kan Ünitesi alımı, Basın Sitesi Huzurevi, Bornova Huzurevi, T.S.K.G. Vakfı’na Kordon’da 2 İşyeri, İnciraltı’nda villa, 5000 metrekare arsa, mandalina bahçesi ve nakdi bağış, çeşitli kamu kuruluşlarına nakdi bağışlar”

DERGİ ARŞİVİNDEN