İzmir Dergisi, 8 terabytelık Dünyanın en büyük İzmir Arşivi

Nif’te keyifli bir yürüyüş

Eğer şehir yaşamından, daralan sokaklardan, dinmeyen gürültülerden uzaklaşmak isterseniz, başınızı alıp, yanı başınızda duran çam ormanları ve zengin bitki örtüsüyle bezenmiş dağlara, gidebilirsiniz. Nif Dağı, özellikle başlangıç aşamasındaki yürüyüşçülere bütün güzelliğini sergiler.

AYŞEGÜL AKINCI YÜKSEL

İDADİK Üyesi

 

İzmir'in güneydoğusuna baktığınız da, bakışlarınız bir dağ silsilesi ile sınırlanır. Havanın açık, görüşün iyi olduğu bir gündeyseniz en baştaki dağın zirvesinde göreceğiniz beyaz yapı, Nif Dağı'nın yangın gözetleme kulübesidir. 

Ben, Nif'e her baktığımda, bakışlarımı bu kulübeye odaklar ve derin bir nefes alırım, tıpkı 1500 metre yukarıda o kulübenin dibindeyken aldığım gibi... 

Doğa yürüyüşlerine katılmaya önce İzmir'i çevreleyen ormanlarla tanışarak başladım. Yürüdüğüm parkurlardan birisi de Buca Gökdere Köyü'den başlayıp, Nif Dağı'nın zirvesine uzanarak Kemalpaşa İlçesi'nin Kızılüzüm Köyü'nde sona eren 25 km’lik parkurdur.

Yılın her ayı rahatlıkla çıkılabilen Nif Dağı'na gitmek üzere, diğer yürüyüşlerde de olduğu gibi ayakkabılarımı giyip, bağcıklarını dikkatle bağlayıp, pazar sabahının uyku mahmurluğu içinde yedek giysilerimi, suyumu, kumanyamı koyduğum sırt çantam ve batonlarımla, Konak Meydanı'na doğru yola çıkıyorum. Eğer doğa yürüyüşlerini bir yaşam biçimi haline getirecekseniz batonlarınız hep yanınızda olmalıdır.

Ormana giriş yasağının bitimiyle başlayan yürüyüş sezonu boyunca pazar sabahları, erken saatlerde, şehir henüz uykudayken rengârenk giysileriyle, şehrin dört bir yanından Konak Meydanı'nda toplanan insanları görmek şaşırtıcıdır.

Kulübüm; İzmir Dağcılık ve Doğa Sporları İhtisas Kulübü’nün (İDADİK) toplanma yerindeyim. Arkadaşlarla birlikte aracımızdaki yerimizi alıp, Buca'ya doğru yola çıkıyoruz. Burada verdiğimiz molada hafif bir kahvaltı yapıp, Gökdere Köyü'ne devam ediyoruz. Köyün bitiminde başlayıp Nif Dağı'na uzanan kanyon başlangıcında her yürüyüş öncesi yaptığımız gibi, rehberimiz eşliğinde ısınma egzersizlerini yapıyoruz.

Kanyona girip hızlı bir şekilde yürüyüşe başlıyoruz, 19 sporcuyuz. Kanyonda güzel ve zevkli bir yürüyüş yaparken, henüz soğuk olan kayalara dokunup, uyanıyoruz. Yavaş yavaş yükseliyoruz. Kanyonda akan su, cılız ve keyifsiz… Kanyon bitiminde rehberimizin arkasında tek sıra halinde,   sırtta tırmanmaya başlıyoruz. Nif Dağları'nı geçiyoruz.

Başımı her kaldırışımda, ormanın güzellikleri içimi dolduruyor. Kısa molalarla, devamlı “traves atarak”, dik tırmanıyoruz. Bol su tüketip, molalarda enerjimizi sağlayacak, çikolata, kuruyemiş ikramlarında bulunuyoruz birbirimize. Kaslarımız ve nefesimiz uyum içinde, tempolu yürümeye devam ediyoruz. Rehberimizin uyarıları doğrultusunda hiçbirimiz gruptan kopmuyor ve 1500 metredeki zirveye ulaşıyoruz. Dağcı geleneği olarak birbirimizi zirve başarısı nedeniyle kutluyoruz.

Etrafımız, puslu dağlarla çevrili, zirve taşlık, çıplak. Uzaklarda Kuşadası-Gümüldür Körfezi, İzmir hemen aşağımızda, homurtuları kulağımızda, körfez küçülmüş, beton binalar öylece duruyor. 

Terden ıslanan giysilerimizi değiştirip, yemeğimizi yangın kulübesinin gölgesinde gözlerimiz önüne serilen engin manzara eşliğinde yiyoruz.

İniş oldukça dik, günün kısalığı, yolun uzun olması ekibi hızlandırıyor. Yerler sarmaşıklarla örtülmüş ve mevsime uygun bir şekilde hafif buzlu. Kaymamak için batonlarımızla denge kurarak, sessiz bir şekilde, dikkatlice inişe devam ediliyoruz.

Kızılüzüm Köyü görüş alanımıza girerken, hava kararıyor. Nefis bir ay ışığı altında yürüyoruz. Köyün ve Kemalpaşa Ovası'nın ışıkları önümüzde bize yol gösteriyor. Toprak yola inerek uzun bir yay çizerek köye iniyoruz.

Hava nemli, sobalardan yükselen odun kokusu burnumu yakıyor. Köy kahvesinde kısa bir çay molası verip, bizi karşılayan aracımıza yerleşiyoruz. Şarkılarla-türkülerle İzmir'e dönüyoruz.

Güzel bir transı başarmanın keyfi içindeyim. 

Suyu ve yeşili bol 

Nif Dağı, İzmir Körfezi'nin doğusunda yer alan, İzmir'in Kemalpaşa ilçesine hakim ve Bozdağlar dağ silsilesinin en batıya uzanan ucunu oluşturur. 1,510 m yüksekliğindedir. Nif Dağı, Antik Çağ'da Olympos adını taşımış 19 dağdan biridir. Nif Dağı, İzmir'in Pınarbaşı-Bornova bölgesinden yükselmeye başlar ve Torbalı-Kemalpaşa ovalarına kadar uzanır. Kemalpaşa, Torbalı, Buca ve Bornova ilçelerinin ortak sınırları çevresinde konumlanır. Nif Dağı'nın kuzeyinde, Nif Çayı'nın suladığı Kemalpaşa Ovası ile Spil Dağı; doğusunda, M.Ö. 2. binyılın ortalarında bu bölgede hüküm sürmüş Hitit-Luvi beyliği olan Mira'nın prensini tasvir eden kayaya oyulmuş kabartması ile ünlü Karabel Geçidi; güneyinde Torbalı Ovası yer alır. Bu doğu kesiminde ayrıca, Lidya ve Helenistik Dönemlere ait kale ve mezar kalıntıları ile Bizans Dönemi'ne tarihlenen yapı kompleksleri vardır. Doğu bölgesinde birçok oda mezar bulunmaktadır. Ayrıca, Bizans İmparatorluğu'nun Laskarisler döneminden kalma mermer taşlı ve tuğla harçlı bir sarayın kalıntıları yer almaktadır.

Dağın batısındaki Buca ilçesi Kaynaklar beldesine bağlı Eskitahtalı'daki Kale mevkiinde de bir kaya kütlesi üzerine oturtulmuş bir kalenin kalıntıları yükselmektedir. Denize yakınlığı sebebiyle nemli bir iklime sahip olan ve bol yağış alan Nif Dağı, yemyeşil görüntüsü ve sonbahar-kış aylarında karla kaplı zirveleriyle İzmir'de farklı bir görüntü oluşturmaktadır. Nif Dağı’nda geniş ormanlar ve çeşitli şirketlerce yürütülen alabalık yetiştirme tesisleri bulunur. Dağın etrafındaki köylerde üretilen kiraz ve çilek bölgede ünlüdür. Nif Dağı, çevresindeki ulaşım ağıyla, hem deniz hem de iç kesimle bağlantılı, altın madenlerine, verimli topraklara ve arazi yapısından dolayı çok sayıda su kaynağına sahip, doğal korunaklı, kısaca yerleşim için her türlü vasfı mevcut bir yerdir.

 

İDADİK: 0232 421 30 10 / http://www.idadik.org

DERGİ ARŞİVİNDEN